Hadid 26-27:
- Doğrusu, Nuh(as)'ı ve Ibrahim(as)'ı da (aynı amaçla) gönderdik, ve o ikisinin soyundan gelenlere peygamberlik ve vahiy verdik. Fakat onlardan bir kısmı hidayete erdiler, ama çoğunluğu doğru yoldan çıktılar. Sonra onların peşinden başka elçilerimizi de gönderdik, peşlerinden de Meryem(as) oğlu Isa(as)'ı getirdik ve ona uyanların kalplerine şevkat ve merhamet yerleştirdik, ama ruhbanlık başka, onu kendilerine emretmediğimiz halde kendileri uydurdu, gerekçeleri de Allah(cc) rızasını kazanmaktı, ama ona gereği gibi de riayet etmediler. Neticede, Biz onlardan iman edenlere karşılıklarını verdik, fakat yine de çoğu doğru yolda saptı.
(
Allah Rasûlü aleyhissalâtü vesselâm, “İslâm’-da ruhbanlık yoktur.” buyurmuşlardır. Yine O, “Ümmetimin ruhbanlığı, Allah yolunda cihad-dır.” açıklamasında bulunmuşlardır. İslâm, şahsî feyiz ve kemalât için insanlardan uzaklaşıp bir köşeye çekilmeyi tasvip etmez. Bunun yerine, insanlar içinde bulunup, pek çok çile ve ızdırabı beraberinde getirecek de olsa, onların dünya ve bilhassa Âhiret saadetleri adına çalışmayı teşvik eder. Bununla birlikte, tarihte özellikle Müs-lüman sufiler arasında uzlet ve inzivayı tercih edenler olmuşsa da, bunu da daha çok eğitim için ve bir süreliğine yapmış, genellikle irşad adına in-sanların içinde kalma yolunu seçmişlerdir.AÜ
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder