Rad 41:
- Peki, görmüyorlar mı, yeryüzünü sahip olduğu en iyi şeylerden her gün biraz daha yoksun bırakarak (cezalandırıcı müdahelelerimizle) nasıl yokluyoruz? Allah(cc) hükmeder, O'nun hükmüne müdahele edecek yoktur ve hesabı da hızlı görür.
(
Yahut: “Onu [her] yanından (min etrâfihâ) eksiltiyoruz” —Bu ifadenin anlamı, etrâ f sözcüğünden anlaşılan şeye bağlıdır: (Somut küresel yapısıyla dünyanın yada coğrafî anlamda) bir ülkenin “çevresi”, “sınırlan”, “sınır boyları” ya da sözcüğün mecazî çağrışımlarıyla, “ileri gelen insanları” —yani, büyük önderleri, bilginleri, düşünürleri (Tâcu'l-'Arüs), yahut bizim verdiğimiz anlama paralel olarak, “[yeryüzünün] en iyi insanları ve en iyi ürünleri” (a.g.e.). Müfessirlerin pek çoğu etrâ f sözcüğünü birinci grupta belirtilen anlamıyla ele alarak onun, yukarıdaki cümlenin Medine'deki Müslüman cemaatle Mekkeli müşrikler arasındaki mücadeleye işaret ettiği görüşünü benimsemişler ve bu itibarla ayeti şöyle an- lamlandırmışlardır: “[O Mekkeli müşrikler] görmüyorlar mı [onların elinde tuttuğu] ülkeyi [ya da toprağı] her yanından her gün biraz daha eksiltip küçülterek [cezalandırıcı müdahalelerimizle] yokluyoruz?” Bu yorumuyla ayet Arabistan'ın bütünüyle Müslümanlar tarafından fethedileceğini önceden bildiren bir gaybî ihbar özelliği taşıyor. Buna karşılık, diğer müfessirler ayetin İslam tarihinin ilk dönemleriyle olan ilgisini reddetmemekle birlikte etrâ f sözcüğünün ikinci anlamını esas alarak yukarıdaki ibareyi, bizim benimsediğimiz görüşe yakın bir mahiyette, daha genel bir anlamda yorumlamışlardır. Bu cümleden olmak üzere Râzî ayeti şöyle aktarmıştır: “[Hakkı inkar edenler, yeryüzünde talihin -başarı ve yükselmeden sonra çöküşe, yok oluşa; hayattan sonra ölüme; gurur ve ihtişamdan sonra aşağılanmaya; kemalden (olgunluktan/yeterlilikten) sonra acze ve eksikliğe doğru- dönüp durduğunu (ihtilâfât) hâlâ görmediler mi? Hal böyleyken, hakkı inkar edenleri, güçlerinin doruğundayken Allah'ın kendilerini alçaltmayacağından, başkalarına hükmederken köleleştirmeyeceğinden emin kılan ne?” Bu yorum da gözönünde bulundurulursa, “sahip olduğu en iyi şeylerden onu her gün biraz daha yoksun bırakarak” cümlesinin, en geniş anlamıyla, sadece fiziksel ve toplumsal felaketlere değil, aynı zamanda, yitirilmeleri insanın nihaî azaba sürüklenmesi anlamına gelen ahlakî değerlerin çöküşüne ve dolayısıyla dünyevî iktidarın elden çıkarılmasına da işaret ettiği söylenebilir.ESED
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder