Sonuç
İsra süresi:
- İniş sırasıyla mekke dönemi sonuna gelinen bir dönemde inen surede diğer şimdiye kadarki geçen sürelerdeki gibi, sağlam bir Ahiret inancı oluşturma gerekliliği ve sonuçları üzerinde duruluyor. Bir yaratıcıya inananın, hemen ardından inanması gereken ikinci önemli unsur; yaratılanların bir gün gelip yapıp/ettiklerinin cezasını veya mükafatını göreceklerini iyice algılamalarıdır. Yüce Allah(cc), herkesin kaderini ve varacağı sonu, kendi gayret ve çabasına bağlamıştır, kimse kimsenin günah veya sevabını yüklenemez. Allah(cc), bütün yarattıklarına, bir imtahan vesilesi olarak, türlü türlü nimetler verir veya alır, bu O'nun ihsanı ve lutfundandır. Musa(as) verilen on emir de belirtildiği gibi, bir inananın yapması gereken ve dikkat etmesi gereken hususlar bildirilmiştir. Daha önceki ilahi kitaplar da indirilen bu hususlar Kuran'da da aynı şekilde sıralanmaktadır. Nihayetinde Allah(cc), herşeyi etraflıca ve farklı usluplarla beyan ederek, kullarında sağlam bir Allah ve Ahiret inancı oluşması gerektiğini buyuruyor. Doğru bir Allah(cc) inancı inşaa edemeyen kimse, gelen vahiy karşısında sürekli mesnetsiz argumanlar ileri sürerek ayak direyecek ve kendine yazık edecektir. Böyle kimselerin doğru bir Ahiret inancı da edinmeleri zordur. Nihayetinde herkes, bilinçli olarak kendi takındığı tavir ve karakterine göre davranacaktır. İnadla kendi dünyevi menfaatleri için hakikati inkar edenler, temelde yapıp/ettiklerinin faturasını kimsenin ödetmeyeceğini ve her yaptıklarından sıyrılabileceklerini, devekuşu misali, kendilerine inandırmışlardır. Ne kendilerinden ne de insan soyundan bir ümitleri vardır; tek hedef olarak öne sürdükleri dünyevi menfaatleri ve onlara ulaşma hırsı ve sonunda toprak olup gitmek, mesele bu kadar basittir onlar için. Tarih bu gerçege şahittir; ne firavunlar gelmiş geçmiş, ne Musa'lar onlara tebliğ etmiş ama sonuç hep inanmayanların helakı olmuştur, tabii Ahirette varacakları yer ise esas büyük hazin sondur. Nihayetinde, elçilerin görevi müjde ve uyarıdır. Aklı olan ve onu kullanan, Allah(cc)'ın vahyi karşısında, O'na boyun eğer ve yüceliğini bilir ve Allah(cc) ne demişse onun muhakkat olacağını da bilir.
Bunca nimetten sonra, kula düşen; Allah(cc)'a sonsuz hamd etmek, sürekli O'nu anarak O'nun yüceliğini ilan etmektir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder