Zariyat 23:
- Göklerin ve yerin Rabbine and olsun ki, bu (yeniden diriliş) vaadi en az sizin konuşabilmeniz(تَنطِقُونَ) kadar gerçektir.
(
Evet, konuşabilme yeteneği insanın kendini ele verdigi en önemli yetenektir. Insan kendi düşünce ve kişisel yargılarını ancak ifadelerle ve yaptığı eylemlerle ele verir. Yüce Rabbim konuşabilme yeteneği de vermiş ki, kişinin kendisi dahil herkese, gerçek düşünce ve yargılarını ifşa etsin, nihayetinde bu ifşadan sorumlu tutulacak. Nihayetinde iç dünyasını konuşması ve fiilleriyle ifşa etmeyeni, aslen Yüce Rabbim bilse de, diğer insanların şahitliği de olması itibariyle, nasıl bileceğiz?.
Lafzen, “konuştuğunuz kadar” yahut “konuşabilmeniz gibi”: insanın kavramsal olarak düşünme ve kendini ifade etme yeteneğine, yani mutlak ve apaçık bir şekilde bilincinde olduğu şeylere işaret.ESED
Konuşma yeteneği ile yeniden diriliş arasında benzerlik kurulması, zımnen, "ahiretin gerçekliğini adınız gibi biliniz" mânasına gelir. Bu benzetmenin iki unsuru (ahiret ve konuşma yetisi) arasında farklı benzerlikler de kurulabilir: Nasıl ki, konuşma düşünme sürecinin kaçınılmaz sonucuysa, ahiret de yaşama sürecinin doğal sonucudur. Nasıl ki, kişisel düşüncelerimiz ve yargılarımız ifade kalıplarına dökülünce gerçek değerimizi ele veriyorsa,- yaşama süreçlerinin son aşaması olan ahiret de, her birimizin gerçek değerini ortaya koyacaktır. Konuşma nasıl düşünmenin ahiriyse, yeniden diriliş de yaşamanın ahiridir. Nasıl ki, nesnelerin zihindeki tasavvurlarının aslı o nesnelerin fiziki varlıklarıysa, bu fiziki varlıkların aslı da öte âlemdeki hakikatlerdir. Pasajın başından itibaren alınırsa: Yer nasıl göksüz düşünülemezse, dünya da ahiret-siz düşünülemez. Yer içkin olanı gök aşkın olanı, yer maddî olanı gök manevî olanı temsil eder. İnen yağmur nasıl bu hayat için kaçı-nılmazsa, inen vahiy de öbür hayat için kaçınılmaz.Mİ
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder