Kehf 62-65:
- Kararlaştırdıkları yeri farkına varmadan geçip bir müddet gittikten sonra, Musa(as) arkadaşına :' Azığımızı çıkar istersen, bu yolculuk baya yordu bizi' dedi. Arkadaşı :' Bak şu işe, hani o yanında dinlendiğimiz kaya vardı ya, işte orada balığı unutmuşum,bunu bana söylemeyi unutturan da şeytan dan başkası olamaz, balık ta şaşırtıcı bir şekilde yol bulup gözden kaybolmuş' dedi. Musa(as) (heyecanla) :' işte aradığımız yer tam da orasıydı' dedi. Ve izleri üzere hemen geri döndüler. Ve orada, katımızdan büyük bir rahmet olarak (özel) bir bilgiyle donattığımız kullarımızdan biriyle karşılaştılar.
(
'Abden min 'ibâdinâ'mn tam karşılığı "kullarımızdan bir kul" dur. Bu İslâm rivayet geleneğinde "Hızır" (yeşil adam) adıyla ünlenmiş-tir. O ve tüm diğer ölümsüzlük iddiaları "Biz, senden önce yaşamış hiçbir insana ölümsüzlük bahşetmedik" (79/Enbiya: 34) âyeti ışığında de-ğerlendirilmeUdir. Kuşeyri bunun varlık evreninde çok özel bir tür olduğu yolunda yorum yapar [Letâifu'l-lşâıât). 'Abd Kur'an'da cinler (87/Zâriyât: 56), melekler (83/Zuhruf: 19), dahası diğer tüm varlıklar için (56/A'râf: 194) kullanılır. Maverdî bu "kul"un melek olduğu yorumunu yapar [En-Nüket ve'l-'Uyun, Beyrut, ty., m, 325). Râzî onun nebi değil veli olduğunu savunur. İbnu'l-Cevzî, İbn Kayyım ve Ah el-Ka-rî, Hızır'ın yaşadığına dair rivayetlerin tümünün uydurma olduğunu söylerler. Endülüslü alim İbn Hazm (ö. 456 h), kitap ehlinin dinî kaynakları konusunda, özellikle de Yahudilik ve Tevrat konusunda kadim İslâm alimleri içinde konuya en çok vakıf olanlardan biridir. Bu vukufiyeti, zamanında Yahudiler arasmda cari olan üç ayrı Tevrat nüshasmm karşılaştırmalı tenkidini yapacak kadar derindir. Ünlü eseri el-Fisal'm bir cildinin neredeyse tamamını bu konuya ayırmışır. İşte alanında böylesine uzman olan İbn Hazm bu konuda şu hükümde bulunur: "Mehdilik de, Hızır telakkisi de Yahudi kökenlidir. Hızır ve İlyas'm bugüne kadar yaşadığı varsayımı Yahudi telakkilerine daya-69 (Musa) "İnşaallah beni dirençli biri olarak bulacaksın!" dedi ve ekledi: "Ben senin hiçbir emrine karşı gelmeyeceğim." 70 O "Tamam" dedi; "eğer beni izleyecek-sen, olan bitenler hakkında seni bilgilen-dirinceye kadar bana hiçbir şey sorma!" 71 Birlikte yola koyuldular (ve) nihayet bir gemiye bindiler. O, gemide bir delik açtı.75 (Musa) dedi ki: "Yolcuları boğmak için mi onu deldin? Doğrusu, çok tehlikeli bir şey yaptın!" 72 O dedi ki: "Ben sana dememiş miydim 'Sen benimle birlikteliğe sabredemezsin!' nır" [el-Fisal IV, 180). Hızır'ın yaşayıp ölmüş biri olduğunu söyleyenler arasmda Buhârî, Ebu Hayyan, Ibnu'l-Cevzî, İbn Teymiyye, el-Müna-vî, Süyûtî gibi isimler sayılabilir (1. Çelebi, Dİ-A, Hızır md., XVII, 407). Kıssanın ana fikri şudur: mutlak gayba ancak Allah muttali olur. Bu hakikat, hassaten müphem bir bilge kul ağzından verilmiştir. Bu kıssa adeta Bakara 216'nın bir tefsiri gibidir. Eşya ve olayların sadece görünen dış yüzüne bakmak insanı yanıltabilir. Mesela bilge kulun ilerde aktarılan üç fiiline tek boyutlu yüzeysel bir bakış sahibi, eğer onun "gıybetini" ederse, sonuç şöyle olur: O, ilk eyleminden dolayı "çocuk katili" olarak, ikinci eyleminden dolayı kadir-kıymet bilmez bir mütecaviz olarak ve üçüncü eyleminden dolayı dostu düşmandan ayıramaz bir hamakat sahibi olarak anılacaktır. Kıssa-meselin tümü, muhatabı tek boyutlu bakışaçısının zararlı sonuçlarından sakmdırmayı amaçlar. Mİ.
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder