Tahrim 8:
- Ey iman edenler, içtenlikle tevbe ederek (تَوْبَةً نَّصُوحًا) Allah(cc)'a yönelin. Umulur ki, Rabbiniz kötülüklerinizi örter ve Allah(cc)'ın Peygamberi ile onun inancını paylaşanları utandırmayacağı O gün, sizi içinden ırmaklar akan cennetlere koyar. Onlar önlerinden ve sağlarından hızla ışık yayarlar ve :' Ey Rabbimiz!, bu ışığımızı ebediyyen parlat, ve günahlarımızı affet. Çünkü, Sen herşeye Kadir'sin' derler.
(
Nasûh, vezin gereği hem samimi olan, hem de sahibini samimi kılan tevbe demektir. Na-suh tevbe sütün memeye dönmemesi gibi, o günaha tekrar dönmemektir. Nisa 18 ışığında, ölüm gelinceye kadar günah işleyip de ölümü görünce "artık tevbe ettim" diyene tevbe yoktur (Tevbe için bkz. 94/Bakara: 37, not 64). Günaha aldırmamak günah işlemekten daha büyük günahtır. İşlediği günahı Allah'ın bile affedemeyeceğini düşünmekse ondan da beter günahtır. Bir serçenin gagasındaki çamur okyanusu ne kadar kirletirse, Allah'ın rahmet okyanusunu tüm insanlığın günahı o kadar kirletir. MI
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder