Alak süresi:
(Diyanet çevirisi)
| 1, 2. | Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı "alak" dan yarattı. |
| 3. | Oku! Senin Rabbin en cömert olandır. |
| 4, 5. | O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir. |
| 6, 7. | Hayır, insan kendini yeterli gördüğü için mutlaka azgınlık eder. |
| 8. | Şüphesiz dönüş ancak Rabbinedir. |
| 9, 10. | Sen, namaz kıldığında kulu (bundan) engelleyeni gördün mü? |
| 11, 12. | Ne dersin, ya o (engellenen kul) hidâyet üzere ise; ya da takvayı (Allah'a karşı gelmekten sakınmayı) emrediyorsa!? |
| 13. | Ne dersin engelleyen, Peygamberi yalanlamış ve yüz çevirmişse!? |
| 14. | O Allah'ın, her şeyi gördüğünü bilmiyor mu? |
| 15, 16. | Hayır! Andolsun, eğer vazgeçmezse, muhakkak onu perçeminden; o yalancı, günahkâr perçeminden yakalarız. |
| 17. | Haydi, taraftarlarını çağırsın. |
| 18. | Biz de zebânileri çağıracağız. |
| 19. | Hayır! Sakın sen ona uyma; secde et ve Rabbine yaklaş. |
-------------------------------------------------------------
İlk inen süre olması itibariyle, ilk emirleri ve uyarıları da içeriyor. Allah(cc) ilk emri ikra olmuş.
اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ - 96:1
İkra emrinin tam olarak ne ifade ettiği ile ilgili farklı yorumlar var özellikle safiyane bir oku emri olmadığı kesin gibi. Farklı ayetlerdeki aynı kelimenin kullanımları da (75:17,10:15 gibi) dikkate alındığında , oku, anla, anladıklarını da başkalarına aktar anlamı içeriyor gibi geliyor bana. Bir bakıma, bugün vaizlarin yaptığı göreve benzer bir durum. Farklı tefsirci ve mealciler bu yönde çeviri yapmışlar, ki ben de katılıyorum.
Farklı dillerde benzer kelimeler de, aynı anlamlara doğru yönlendiriyor.
- İbranicede aynı kelime mevcut, benzer anlamlarla.
- İkri -> read in steps. (adımlar halinde oku)
- Ayrıca 7:204 de Kuran okunduğu zaman ona kulak verin ve susup dinleyin ki rahmete eresiniz. (Yani, bir bakıma, içeriğini anlamaya ve algılamaya çalışarak, o yüce mesajın güzelliğine ulaşın.)
- Diğer bir ilgi çekici husus da, kuran okumak ile ilgili, temelde, iki kelime var, biri ikra, diğeri tilavet. Euzu besmele çekin emri ikra için kullanılmış, tilavet ederken de demiyor, Şeytandan sakınılacak zaman ikra yaparken , bir bakıma şeytan bizi anlama ve algılama ve de aktarma sürecinde aldatmasın yanıltmasın.
- Enteresan bir mesele de, 2:228 de var.
kelimesi de ق ر أ köklerinden gelme. Ama burada kadınların ay halini ifade ediyor.
İnternetteki bir dil bilimcinin tesbiti çok güzel: bu kelime, kadınların kanı rahimlerinde biriktirip, sonunda dışarı çıkarmalarını ifade eder, dolayısıyla anlam olarak, bir şeyi biriktirmek ve dagıtmak veya başka bir yere transfer etmek anlamı vardır diyor. Çok enteresan bir yorum. - Enteresan bir diger tesbit de: Peygamber efendimiz(sav) bu ilk emre cevabı. Ben okuma bilmem demiyor, ben onlardan biri değilim diyor (yani ikra fiilini yapanlardan biri). Sözlü aktarım kültürünün egemen olduğu o zaman ki arapları düşününce ilk reaksiyon daha mantıklı geliyor. Adeta, ben diğerlerine bir şeyler anlatan biri değil ki diyor verilen cevap.
- Başka bir dilci,
karaet'un - nagutu -> arapça, develerin hamile klaması, bebeği taşıması ve sonra onu doğurmasını ifade der, diyor ki bu süreçte bir şeyi biriktirip olgunlaştırıp sonra dışarı aktarma eyleminin farklı bir türü.
En doğrusunu Allah(cc) bilir.
"Oku" emrinin görünmeyen yüzünde ise 'okuyabilmek' için bir öğretmene ihtiyaç olduğu gerçeğidir... Dolayısıyla bir yol göstericinin elzem oluşu "oku" emrinin içinde saklıdır.
YanıtlaSil