Nahl 112-117:
- İşte, Allah(cc) size bir şehri örnek olarak veriyor ki, güvenlik ve refah içinde olan o şehre, oranın halkının rızkı her yerden bolca ve kolayca geliyordu. Ama ahalisi, yakışıksız bir şekilde Allah(cc)'a karşı nankörlük yaptı. Allah(cc) ta onlara bu yaptıklarından dolayı açlık ve korku belasını tattırdı. Kaldı ki, onların arasından bir elçi de gelmişti, ama onlar onu da yalanladılar ve onlar böylece zulum ve haksızlıklarına devam ederken azap kendilerini kıskıvrak yakalayıverdi.
Bundan dolayıdır ki, Allah(cc)'ın size bahşettiği temiz ve meşru şeylerden payınızı alın ve eğer yanlızca O'na kulluk ediyorsanız, o zaman nimetlerinden ötürü Allah(cc)'a şükrünüzü gösterin. O size sadece ,leşi, kanı, domuz eti ve Allah(cc) tan başkası adına kesileni haram kılmıştır. Fakat zorunluluk durumuna düşen kimse , aşırı gidip ihtiyacının ötesine geçmemek şartıyla, bu yasaklamanın dışındadır. Çünkü Allah(cc) şüphesiz çok acıyan-çok esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır. Buna göre artık kendi yalanınızı, adeta Allah(cc)'a isnad ederek öyle dilinize geldiği gibi yalan-yanlış :' Bu helaldir, bu haramdır' demeyin. Çünkü, haberiniz olsun, Allah(cc)'a yalan isnad edenler asla kurtuluşa erişemezler. Onların yaptığı bu dünyada kısa bir avuntudan öte bir şey değildir. Öte dünya da ise onları can yakıcı bir azap beklemektedir.
(
Bu örnek ya da mesel, Allah'ın insana bahşettiği hesapsız rızık ve nimetlere karşı bilinçli ya da kasıtlı nankörlüğün, bir başka deyişle Allah'ın doğru yolu gösteren mesajına bilerek karşı çıkmanın, uzun vadede ve bir bütün olarak toplumsal hayatın karmaşık dokusu içinde dönüp dolaşıp eninde sonunda insanların başına sadece ahirette değil, bu dünyada da vahim sonuçlar, büyük felaketler açacağını gösteriyor. Bu dünyada, hiçbir toplum, köklerini, insanın (2. sûre 19- notta açıklandığı üzere) “Allah'la olan bağlantısı” ya da “sözleşmesi” kavramında içkin bulunan ahlakî ve toplumsal ölçülere dayandırmadıkça, güvenlik ve refah içinde yaşamayı umamaz. ESED
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder