8 Temmuz 2021 Perşembe

 Nahl 101-102:

  •  Biz bir ayetin yerine başka bir ayeti getirdiğimiz zaman, ki Allah(cc) adım adım ne indirdiğini çok iyi bilmektedir, (hakkı inkar edenler) :' Sen sadece uyduruyorsun' diyorlar. Halbuki onların çoğu bilmeyen, anlamayan kimselerdir. Onun, apaçık bir gerçeklik ve sarsılmayan bir doğruluk keyfiyeti içinde, imana erişenlerin durumunu güçlendirmek ve müslümanlara da bir doğru yol bilgisi, bir müjde olmak üzere, Rabbinden safha safha Kutsal Ilham ile indirildiğini söyle.
    (
    Dolayısıyla 95. ayetten devam edersek, yorulmuş, daralmış müminlere, Allah(cc) ile olan ahdleri hatırlatılıp ona sadık kalmaları konusunda hatırlatma yapıldıktan sonra, sabredenlere ve yerinde ve tutarlı davrananlara Allah(cc)'ın mükafatı hatırlatılıyor ve bu ahdin korunabilmesinin yolunun da ancak Kuran'dan geçtiği devamında belirtiliyor. Kuran'la yol haritalarını belirleyene ve ahdini koruyana da şeytanın hiç bir şey yapamayacağı bildirildikten sonra, burada da , ancak Kuran'la imana erenlerin güçlenebilecekleri ve doğru yol haritalarını bulabilecekleri açıklanıyor. Ahdimizi korumak için, o zaman, Kuran'a sarılmaktan başka ne yapabiliriz?.
    Bu arada, Kuran, imana erişmiş olanların durumunu güçlendirip onlara sebat verirken, müslümanlara da bir yol haritası ve müjde.


     Yani,  bazı  Müslüman  alimlerin  ileri  sürdüğü  gibi  Kur’an'ın bir  ayetinin  hükmü­nü  kaldmp  “neshedip”  onun  yerine  bir  başka  ayet  koyarak  değil,  fakat  önceki ümmetlere  mahsus  birtakım  özel  talimatların  yerine  Kur’an  mesajını  koyarak.
      Yani,  vahyin (yunezzil fiil formunun da îma  ettiği)  tedricî inişi Allah'ın planıyla uyum  içindedir;  öyle  ki  Allah  istek ve  buyruğunu  bir plana  göre  insana  tedricî olarak  bildirmekte,  insanlığın  zihinsel  ve  toplumsal  gelişme  düzeyine  göre  bir talimatını  bir başkasıyla  değiştirmekte  ve  bütün  bu  süreci  Kur’an  mesajıyla  do­ruğuna  ulaştırmaktadır.ESED



    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder