18 Mayıs 2020 Pazartesi

Enam 25-26:
  •  Bu tipler arasında seni dinler görünenleri de var. Ama, onların kalpleri üzerine, hakikati kavramalarına engel perdeler koyduk, kulaklarına da sağırlık. Ve hakikatı bütün delilleri ile görselerdi bile ona inanmazlardı. O kadar ki, onlar sana tartışmak için geldiklerinde :' Bu eski zamanların masallarından başka bir şey değil' derler. Onlar hem başkalarını Kurandan uzaklaştırıyorlar, hem de kendileri ondan geri duruyorlar. Ama böyle davranarak ancak kendilerine yazık ediyorlar ve bunun farkına varacak şuurda da değiller.
    (
     Tarih boyu iman hakikatleri karşısında direnen-lerin tavrı hiçbir zaman farklı olmamıştır: Alay, bu hakikatlerin masal-efsane-çağdışı birer hurafe, mü’minlerin  görüşten-düşünceden  yoksun  ayak  takımı, ikinci-üçüncü sınıf insan, mürteci, gerici olduklarını iddia etme, iman gerçeklerini başkala-rının dinlemesine mani olma, dinlememe, hattâ o gerçekleri dile getirenleri susturma, bütün bunlar fayda etmezse hapis, sürgün ve öldürme şeklin-de tecelli eden güç kullanma... Bütün bunlar, bu gerçeklere  ilmen,  fikren  karşı  koyamayanların başvurdukları  birer  silahtan  ibarettir  ve  esasen  müşriklerin,  inanmayanların  zaafını,  cehaletini,  salim düşünce, muhakeme ve tefekkürden mah-rum  bulunduklarını  gösteren  apaçık  delillerdir.  Onlar,  yaptıklarının  neticede  kendilerini  helâke  götüreceğini idrak edemeyecek, içlerinde pek çok tarihçi,  sosyolog,  antropolog  ve  daha  başka  bi-lim  adamları  da  bulunsa,  bütün  açıklığına  rağ-men tarihi, hadiseleri okuyamayacak, anlayama-yacak  kadar  şuurdan  mahrum  tiplerdir.  Önemli  olan,  mü’minlerin  bu  gerçeği  idrak  edip  onların kültürel baskılarının tesiri altına girmemeleri ve gerçeği imanda, İslâm’da, Kur’ân’da aramalarıdır. İnanmayanların en büyük kuvvetinin inananların zaafı olduğu unutulmamalıdır.AÜ.
    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder