- Bu tipler arasında seni dinler görünenleri de var. Ama, onların kalpleri üzerine, hakikati kavramalarına engel perdeler koyduk, kulaklarına da sağırlık. Ve hakikatı bütün delilleri ile görselerdi bile ona inanmazlardı. O kadar ki, onlar sana tartışmak için geldiklerinde :' Bu eski zamanların masallarından başka bir şey değil' derler. Onlar hem başkalarını Kurandan uzaklaştırıyorlar, hem de kendileri ondan geri duruyorlar. Ama böyle davranarak ancak kendilerine yazık ediyorlar ve bunun farkına varacak şuurda da değiller.
(
Tarih boyu iman hakikatleri karşısında direnen-lerin tavrı hiçbir zaman farklı olmamıştır: Alay, bu hakikatlerin masal-efsane-çağdışı birer hurafe, mü’minlerin görüşten-düşünceden yoksun ayak takımı, ikinci-üçüncü sınıf insan, mürteci, gerici olduklarını iddia etme, iman gerçeklerini başkala-rının dinlemesine mani olma, dinlememe, hattâ o gerçekleri dile getirenleri susturma, bütün bunlar fayda etmezse hapis, sürgün ve öldürme şeklin-de tecelli eden güç kullanma... Bütün bunlar, bu gerçeklere ilmen, fikren karşı koyamayanların başvurdukları birer silahtan ibarettir ve esasen müşriklerin, inanmayanların zaafını, cehaletini, salim düşünce, muhakeme ve tefekkürden mah-rum bulunduklarını gösteren apaçık delillerdir. Onlar, yaptıklarının neticede kendilerini helâke götüreceğini idrak edemeyecek, içlerinde pek çok tarihçi, sosyolog, antropolog ve daha başka bi-lim adamları da bulunsa, bütün açıklığına rağ-men tarihi, hadiseleri okuyamayacak, anlayama-yacak kadar şuurdan mahrum tiplerdir. Önemli olan, mü’minlerin bu gerçeği idrak edip onların kültürel baskılarının tesiri altına girmemeleri ve gerçeği imanda, İslâm’da, Kur’ân’da aramalarıdır. İnanmayanların en büyük kuvvetinin inananların zaafı olduğu unutulmamalıdır.AÜ.
)
18 Mayıs 2020 Pazartesi
Enam 25-26:
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder