- O halde Rabbinin rızasını isteyerek, sabah-akşam O'na yalvaranları sakın yanından kovma. Sen onlardan hiç bir şekilde sorumlu değilsin, onlar da senden sorumlu değiller. Bu nedenle onları kovarsan zalimlerden olursun.
İşte bu şekilde insanları birbiri aracılığı ile sınarız ki, sonunda :' Acaba Allah(cc) bizim yerimize onlara mı lütufta bulundu?' diye sorsunlar. Kimin şükrettiğini en iyi bilen Allah(cc) değil mi?.
(
Rivayetlere göre bu ve bundan sonraki ayet, Müslümanların Medine'ye hicretlerinden yıllar önce, Mekke'deki bazı müşrik liderlerin, Hz. Peygamber'in eski kölelerden ve takipçileri arasmda bulunan diğer “alt tabaka”ya mensup kimselerden uzak durması şartıyla İslam'ı kabul etmeyi düşünebileceklerini bildirmeleri vesilesiyle nazil olmuştur (ki Hz. Peygamber, bu talebi anında reddetmiştir). Ancak bu tarihî atıflar, yukarıdaki pasajın tam bir açıklamasını yapamaz. Kur’ânî metoda göre tarihî olaylara atıflar -ister çağdaş vakalara isterse eski zamanlara ait olsun- her zaman, değişm ez tabiattaki ahlakî öğretileri göstermek amacıyla kullanılır: ve sözkonusu pasaj da bu açıdan bir istisna değildir. Tertip tarzının da gösterdiği gibi, bu pasaj, İslam'ın “alt tabaka” mensuplan ile değil, ama kelimenin o günkü anlamıyla Müslüman olmadıktan halde Allah'a iman eden ve daima (“sabah ve akşam”) “O'nun nzasını (yani, O'nun rahmetini ve kabulünü) arayan” insanlar ile bağlantılıdır: ve böylece, 52-53. ayetler 51. ayet ile mantıkî bir ilişki içindedir. Öncelikle Hz. Peygamber'e hitab etmesine rağmen bu pasajda seslendirilen öğüt, Kur’an'ın bütün takipçilerine yöneliktir: Onlar, -inançtan Kur’an'ın taleplerine tam olarak cevap veremese bile- Allah'a inanan hiçbir kimseyi kovmamak, ama tersine, Kur’an öğretilerini sabırla açıklayarak onlara yardım etmeye çalışmakla emrolunmuşlardır.ESED.
53. ayet ile ilgli olarak ta:
Lafzen, “Onlar, aramızdan (m in beyninâ) Allah'ın lütufta bulunduğu kimseler midir?” Zemahşerî'nin zikrettiği gibi, min beyninâ ibaresi, burada min dûninâile aynı anlamda kullanılmıştır ki onun da bu bağlamda en doğru çevirisi “bizim yerimize” şeklinde olabilir. Bu, Kur’an'ın Allah'ın insana mesajmın nihaî ifadesi olduğu şeklindeki İslâmî yaklaşıma karşı gayr-i müslimlerin takındıkları tahkir edici inkarcılığa bir işaret olarak görülmektedir. Yukarıda işaret edilen “sınama”, diğer inançlara mensup insanların bu yaklaşımı benimsemelerindeki ve kendi kültür ve tarih çevrelerinin onlan bilinçli olarak veya bilinç altından yakınlaştırdığı İslam'a karşı önyargılarını terk etmelerindeki isteksizlikleri ile ilgilidir.ESED.
)
25 Mayıs 2020 Pazartesi
Enam 52-53:
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder