İbrahim 35-36:
- Bir zamanlar İbrahim(as):' Ey Rabbim, Bu beldeyi emniyetli kıl ve beni de evlatlarımı da puta tapmaktan koru. Rabbim, o putlar insanların bir çoğunu saptırmaktadır. Artık kim bana tabi olursa, o muhakkak bendendir. Kim de bana isyan ederse, şühesiz ki, Sen günahları çok bağışlayansın, hususi rahmet ve merhameti pek bol olansın'.
(
Bu bölümün tamamı (35-41. ayetler) -ki sûrenin ismi de bu bölümden mülhemdir- kelimenin en derin anlamıyla doğruluğun ya da selametin insana açık tek yolunun, Hz. İbrahim'in duasında dile getirilen tevhid yolu (yani, Allah'ın varlığını, birliğini ve biricikliğini tanımak ve buna bağlı olarak, tanrılığında O'na eş ve ortak olduğu vehmedilen “diğer güçleri” (karş. yukarıda 30. ayet) bu asılsız nitelikleriyle reddetmek) olduğunu vurgulayan bir ara bölüm, bir parantez içi hatırlatma durumundadır. Hz. İbrahim'in bu duası, ayrıca, Allah'ın sınırsız nimetinin farkında olup, şükranlarını dile getiren birinin duası olduğuna göre, kendinden önceki 34. ayetle sonraki 42. ayeti de birbirine bağlamaktadır.ESED
“Putlar” (esnâm, tekili sanem ) terimi sadece, düzmece “ilahları” temsilen yapılmış biçimsel ve somut nesneleri ifade etmez.- Çünkü, Allah'tan başka şeylere ya da kimselere İlahî güç ya da nitelikler yakıştırmak anlamına gelen şirk hali, Râzî'nin belirttiği gibi, “bir sonucun tezahürü sırasında karşılaşılan sebep, vesile ve vasıta türünden -örn. zenginlik, nüfûz, şans, itibar vb - şeylere” tapınma duygusu içinde yönelmek ya da değer vermek şeklinde de olabilir; oysa gerçek tevhid inancı (et-tevhîdu'l-mahz) insanın bu kabil haricî sebep ve vasıtalara karşı kendini her türlü içsel bağlanmalardan arındırıp Allah'tan başka olaylara yön veren gerçek hiçbir gücün mevcut olmadığına tam olarak kanaat getirmesi demektir.ESED
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder