İbrahim 13-15:
- Ama hakkı inkar eden toplumlar, elçilerine :' Ya bizim yolumuza döner, ya da sizi buralardan sürer çıkarırız' dediler. Bunun üzerine Rableri elçilere :' Bu zalimleri mutlaka helak edeceğiz. Onların ardından (boşalan yere) sizi yerleştireceğiz. İşte bu (vaad), makamıma karşı saygı ve sakınma gösteren ve tehdidimden korkanlar içindir' dedi.
Ve nihayetinde elçiler, hakkın zaferini istediler (وَاسْتَفْتَحُواْ) ve her inatçı zorba yok olup gitti.
(
Ya da: “[onlar yani, elçiler] zafer için niyaz ettiler”, yahut “[Allah'ın] yardımlını] istediler” —İsteftehû fiil formunda kullanılan feth isminin muhtevasında bulunan bu her iki anlam burada birbiriyle bağlantılıdır. Hatırlanmalıdır ki, fetehctnın lügat anlamı “açtı”; istefteha'nmki de: “[bir şeyi] açmayı istedi” ya da “açılsın istedi” şeklindedir. Bu itibarla, yukarıdaki bölüm, genelleştirilmiş bir ifade tarzı içinde Şuayb Peygambefin 7:89'daki duasını yankılamaktadır: “Ey Rabbimiz, bizimle kavmimiz arasındaki hakkı ortaya çıkar (iftah). ”ESED
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder