Bakara 168-171:
- Ey insanlar, yeryüzündeki helal ve temiz olan şeylerden yararlanın, şeytanın izinden de gitmeyin. Çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır. Size yanlızca kötülüğü, gayr-i meşru olanı ve bilmediğiniz şeyleri Allah(cc)'a yakıştırmayı telkin eder. Ama onlara :' Allah(cc)'ın indirdiğine uyun' dendiğinde, onlar :' Hayır!, Biz sadece atalarımızdan gördüğümüze inanırız' derler. Ya ataları akıllarını hiç kullanmamış ve hidayetten nasip almamış iseler!. İşte bu; hakikatı inkara şartlanmış olanların durumu, çobanın haykırışını işiten ama onu yanlızca bir ses ve çağrı şeklinde algılayan sürünün durumuna benzer. Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler ve kördürler, zira akıllarını kullanmazlar.
(
Bu, Allah tarafından açıkça bildirilenlerden daha fazla emir ve yasağın O'na keyfî olarak izafe edilmesine işaret etmektedir (Zemahşerî). Bazı müfessirler (mesela, M enâr II, 89 vd.'da Muhammed Abduh) bu ifadenin kapsamına, Kur’an'da veya sahih Hadislerde lafzen, açık olarak belirlenmediği halde bazı Müslüman alimlerin kendiliklerinden sübjektif kıyas yöntemleri ile çıkardıkları ve sonra “Allah'ın emirleri” diye ortaya koydukları sayısız farazî “hukukî” talimatı da dahil etmişlerdir. Bu pasaj ile öncekiler arasındaki bağlantı açıktır. 165-167. ayetlerde Kur’an “Allah'a ortak koşulan varlıklara inanmayı tercih edenleri’den söz etmektedir: bu, aynı zamanda, bu kimselere dinî ve itikadî mahiyette buyruklar çıkarma hakkı izafe etmeye ve ayrıca, yalnızca geçmişten kaynaklanması dışında bir anlamı olmayan geleneklere dinî bir geçerlilik yüklemeye işaret eder (bkz. sonraki ayet).ESED
Bu, lafzen, şu şekilde ifade edilebilecek olan vecîz (elliptic) cümlenin biraz serbest bir çevirisidir: “Hakikati inkara şartlanmış olanlann hali, çığlık ve bağırış- dan başka birşey duymayan çığırtkanın haline benzer.” N a‘k a fiili, çoğunlukla, çobanın sürüsünü güderken çıkardığı belli bir anlamı olmayan bağırtılan tasvir etmek için kullanılır.ESED
That is, "Satan makes people believe that these superstitious customs and restrictions upon food and drink are a part of religion and have been enjoined by Allah, although there is no authority to show that they are from Him."
The only authority they have for their superstitious practices is that these have been the customs of their forefathers, and the foolish followers consider this a good authority.
This parable has two aspects:
(1) That these people are like those herds of cattle which merely hear the call and cry of the drovers and move about at the sound of their call without understanding the meaning of their words.
(2) That preaching before them is like preaching to the cattle which only hear the sounds but do not comprehend the meaning and the implication of the words that are spoken to them. The words used are comprehensive and cover both the aspects.ET
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder