30 Haziran 2022 Perşembe

 Bakara 168-171:

  •  Ey insanlar, yeryüzündeki helal ve temiz olan şeylerden yararlanın, şeytanın izinden de gitmeyin. Çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır. Size yanlızca kötülüğü, gayr-i meşru olanı ve bilmediğiniz şeyleri Allah(cc)'a yakıştırmayı telkin eder. Ama onlara :' Allah(cc)'ın indirdiğine uyun' dendiğinde, onlar :' Hayır!, Biz sadece atalarımızdan gördüğümüze inanırız' derler. Ya ataları akıllarını hiç kullanmamış ve hidayetten nasip almamış iseler!. İşte bu;  hakikatı inkara şartlanmış olanların durumu, çobanın haykırışını işiten ama onu yanlızca bir ses ve çağrı şeklinde algılayan sürünün durumuna benzer. Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler ve kördürler, zira akıllarını kullanmazlar.
    (
     Bu, Allah tarafından açıkça bildirilenlerden daha fazla emir ve yasağın O'na key­fî olarak izafe edilmesine işaret etmektedir (Zemahşerî).  Bazı müfessirler (mese­la, M enâr II,  89  vd.'da  Muhammed  Abduh)  bu  ifadenin  kapsamına,  Kur’an'da veya  sahih  Hadislerde  lafzen,  açık  olarak  belirlenmediği  halde  bazı  Müslüman alimlerin kendiliklerinden sübjektif kıyas yöntemleri ile çıkardıkları ve sonra  “Al­lah'ın  emirleri”  diye  ortaya  koydukları  sayısız  farazî  “hukukî”  talimatı  da  dahil etmişlerdir.  Bu  pasaj  ile öncekiler arasındaki  bağlantı  açıktır.  165-167.  ayetlerde Kur’an  “Allah'a ortak koşulan varlıklara  inanmayı  tercih edenleri’den söz etmek­tedir:  bu,  aynı  zamanda,  bu  kimselere  dinî ve  itikadî mahiyette buyruklar çıkar­ma  hakkı  izafe  etmeye ve ayrıca,  yalnızca  geçmişten kaynaklanması dışında bir anlamı olmayan  geleneklere  dinî bir geçerlilik yüklemeye  işaret eder (bkz.  son­raki ayet).ESED

     Bu,  lafzen,  şu  şekilde ifade edilebilecek olan vecîz  (elliptic) cümlenin biraz  ser­best  bir  çevirisidir:  “Hakikati  inkara  şartlanmış  olanlann  hali,  çığlık  ve  bağırış- dan  başka birşey  duymayan  çığırtkanın  haline  benzer.” N a‘k a fiili,  çoğunlukla, çobanın  sürüsünü  güderken  çıkardığı  belli  bir  anlamı  olmayan bağırtılan  tasvir etmek  için  kullanılır.ESED

    That is, "Satan makes people believe that these superstitious customs and restrictions upon food and drink are a part of religion and have been enjoined by Allah, although there is no authority to show that they are from Him."

    The only authority they have for their superstitious practices is that these have been the customs of their forefathers, and the foolish followers consider this a good authority.

    This parable has two aspects:

    (1) That these people are like those herds of cattle which merely hear the call and cry of the drovers and move about at the sound of their call without understanding the meaning of their words.

    (2) That preaching before them is like preaching to the cattle which only hear the sounds but do not comprehend the meaning and the implication of the words that are spoken to them. The words used are comprehensive and cover both the aspects.ET



    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder