1 Şubat 2021 Pazartesi

 Duhan 43-46:

  •  Günaha batmışların yiyeceği Zakkum ağacıdır; kaynar su misali, erimiş maden gibi karınlarda fokurdar.
    (
     Muhtemelen  Kur'an'da ilk geçtiği yer bura­sıdır.  Buna  inkarcı  muhataplardan  itiraz  gel­miş  olmalı  ki,  cevap  Sâffât  62-66'da  verilmiş­tir.  Zakkum,  Arap  dilinde  "nahoş  bir  şey  ye­mek"  veya  "bir  şeyi  nahoş  bir  şekilde yemek" anlamına kullamhr.  Bölgede yetişen zehirli bir bitki  olan zakkum  şöyle tanımlanır:  "Toz ren­ginde,  küçük  ve  oval  yapraklarının  kenar  kı­sımları  dikensiz,  keskin  kokulu ve acı,  gövde­si  çok  boğumlu,  arıların  yararlandığı  çok  ince  damarları  bulunan  bir  ağaçtır"   (Lisân).   Son   kullanıldığı  yerde  "lânetli  ağaç"  olarak nitele­nen  bu  bitkinin  smav  aracı  kılındığı  bilgisine  rastlıyoruz  (Bkz:  68/İsra:  60,  not  81;  66/Sâffât:  63).  Kullanıldığı üç  sûrenin  iniş  zamanları bir­birine  yakındır.  Daha  soma  kendisinden  hiç  bahis açılmayan bu "lânetli ağaç",  Sâffât 62'de de  görüldüğü  gibi  geleni  kötü  ağırlamayı  tem­sil  eder.  Daha temelde bu mecaz,  dünya misafirhanesinde oturtulduğu mükellef sofraya iha­neti  tescillenmiş  olanlara  "Âhirette  zehir  zık­kım  yiyin!"  mesajıdır.  Türkçe'de  zakkum  adı  verilen bitki  (nerium  oleander)  kokusu ve  ren­gine  aldanıp  yiyeni  zehirleyen  yapısıyla  güna­ha benzer:  hazzı  cezbeder,  fakat  sonu  azaptır.Mİ

    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder