Casiye 16-17:
- Nitekim israilogullarına da, vahiy, hikmet ve peygamberlik verdik, onları türlü türlü güzel nimetlerle rızıklandırdık ve onları (kendi devirlerinde) bütün diğer toplumlardan üstün kıldık. Ve onlara misyonlarının(مِّنَ الْأَمْرِ) amacı konusunda açık deliller verdik. Fakat, kendilerine bu deliller geldikten sonra, sırf aralarındaki kıskançlıktan (بَغْيًا) dolayı ayrılığa düştüler. Ama, ayrılığa düştükleri konularda Rabbin kıyamet günü hükmünü verecektir.
(
İlk akla gelen anlamları "iş, dünyevi iktidar, yasa, buyruk, öneri" olan el-emr'in bu bağlamdaki en uygun karşılığı, verilen "görev", yani "misyon" olmalıdır (Bkz: 67/Kasas: 44, not 52). Mİ
Birçok klasik müfessirin, emr kelimesinin burada “din”i işaret ettiği görüşünde olmalarına ve bütün ifadeyi buna göre, “dine ilişkin işaretler” şeklinde yorumlamalarına rağmen, mine'l-emr ifadesinin bu bağlamdaki karşılığının benim verdiğim karşılık olduğuna inanıyorum. Emr teriminin bütün muhtemel anlamlarının - “emir”, “talimat”, “buyruk”, “[ilgi] konusu”, “olay”, “eylem”, vb. gibi- ortak paydası, ister dolaylı isterse açık olsun, amaç / hedef unsuru olduğundan, (yukarıda verdiğim) bu anlamın, bütün İlahî vahiylerin ve insanın onlara inancının gerisindeki amaca atıfta bulunan ve yukarıdaki vecîz ifadede geçen terimin doğru karşılığı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Kur’an öğretisini bütünlüğü içinde ele aldığımızda görürüz ki, bütün sahih itikatların temel hedefi, ilkin Allah'ın varlığının ve her insanın O'na karşı sorumluluğunun kavranması; ikinci olarak, insanın Allah'ın yaratma planındaki olumlu -mantıken/tabiatıyla zorunlu- bir öge olarak sahip olduğu değerli konumun bilincine varması ve böylece her türlü hurafeden ve irrasyonel korkulardan kendini kurtarması; ve son olarak da (yukarıda 15. ayette ifade edildiği gibi), insana yaptığı her iyi ve kötü şeyin sadece kendi faydası veya zararına olduğu bilincinin kazandırılmasıdır.ESED
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder