Nisa 49-52:
- Baksana o kendini temize çıkaranları!. Onların temiz olduklarını idda etmeleri neye yarar ki!. Ancak Allah(cc) dilediğini temize çıkarır ve onlara kıl kadar haksızlık yapılmaz. Bak nasıl da Allah(cc) adına yalan uydurup O'na iftira ediyorlar. Bu da onlara günah olarak yeter! Baksana o kendilerine kitaptan nasip edilenlere, ne kadar batıl şey varsa onlara ve şeytani güçlere inanıyorlar ve hakikatı inkarda direnenleri, iman etmiş olanlardan daha doğru yolda görüyorlar. İşte onlar Allah(cc)'ın lanetlediği kimselerdir. Allah(cc)'ın lanetlediğine yardım edip onu kurtaracak birini de bulamassın.
(
Yani, kendilerini “Allah'ın seçkin halkı” olarak gören ve bu nedenle peşinen (a priori) Allah'ın rahmetini hak etmiş sayan Yahudilerin ve Hz. İsa'nın kendisini insanoğlunun günahlarından dolayı “onlar adına feda ettiği”ne inanan Hristiyan- larm. Burada, aynı zamanda bu tesbit ile bundan önceki ayette şirke yapılan atıf arasında bariz bir ilişki vardır. Çünkü Yahudiler ve Hristiyanlar, aslında Allah'tan başka hiçbir gücün varlığına inanmazlarken belli bazı insanlara çeşitli derecelerde ilahî veya yarı-ilahî vasıflar izafe ederler: Hristiyanlar, Hz. İsa'yı Allah'ın insan şeklindeki bir tezahürü konumuna yücelterek ve bir azîzler hiyerarşisine açıktan açığa tapınarak; Yahudiler ise, yaptıkları hukukî (fıkhî) yorumların kutsal metinlerin buyruklarından daha üstün olduğuna inandıkları büyük Talmud bilginlerine kanun-koyma gücü izafe etmek sûretiyle (karş. bu konuda 9:31). Elbette bu kınama, aynı zamanda, kutsal addedilen şahsiyetlere tapınma günahını işleyen ve yalnızca Allah'a gösterilmesi gereken saygı ve bağlılığı onlara gösteren Müslümanlar için de geçerlidir. Sonuç olarak, “kendilerini temiz sayanlar” ibaresi, bu bağlamda, kendilerini tek Allah'a inanıyor sayan (çünkü, birden çok tanrıya bilinçli olarak tapınmayan), ama yine de terimin en derunî anlamıyla şirk günahına saplanmış bulunan herkesi kapsar.ESED
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder