30 Nisan 2023 Pazar

 Nisa 87-88:

  • Allah(cc) - ki kendisinden başka ilah yoktur- (geleceği) hakkında hiç şüphe olmayan Kıyamet günü hepinizi bir araya toplayacaktır. Kimin sözü Allah(cc)'ın sözünden daha doğru olabilir ki!. Allah(cc) onları suçlarından dolayı dışladığı halde, münafıklar hakkında nasıl mütereddit olabilirsiniz?Allah(cc)'ın sapıklık içinde bıraktığı kimseyi siz mi doğru yola getireceksiniz?. Oysa, Allah(cc)'ın sapıklık içinde bıraktığı kimseye asla bir çıkış yolu bulamassınız!.
    (
     Lafzen,  “Allah’ın  onları  kazandıklarından  dolayı  baş  aşağı  ettiğini  görerek.”  Bu münafıkların kimliği  konusunda,  hemen hemen tümü tarihsel  nitelikte olan çok çeşitli varsayımlar vardır.  Bazı müfessirler, bu  ayetin Hicret'ten sonraki ilk yıllar­da  Medine'deki  münafıklara  işaret  ettiğini  düşünürler;  diğerleri  ise  (mesela Ta­berî) İbni ‘Abbâs tarafından ifade edilen görüşü tercih ederler.  Ona göre bu ayet, Hicret'ten önce  İslam'ı zahiren kabul eden,  ama  Kureyş müşriklerini gizlice  des­teklemeye devam eden bazı Mekkelilere işaret etmektedir. Ancak bana göre, yu­karıdaki  ayetin  “tarihsel”  yorumları  araştırmaya  hiç  gerek  yoktur,  çünkü  onu genel  muhtevası  içinde  kolayca  anlayabiliriz.  Önceki  ayet Allah'ı  konu  almakta ve hem O'nun birliğini ve vahyedilen mesajında mevcut olan açık hakikati,  hem de Kıyamet Günü yargılanmanın kesinliğini vurgulamaktadır.  “O halde” diye de­vam eder bu yorum;  “Allah'ın mesajının gerçekliğini sözde kabul etmiş görünen ama yine  de  hak  ile bâtıl arasında  dürüstçe  bir seçim yapmak  istemeyen  insan­ların ahlakî konumları  hakkında nasıl mütereddit  olabilirsiniz?”.ESED


    Münâfıkların içleri dışlarından başka olduğu ve farklı yerlerde farklı durumlar alabildikleri  için,  onlar  hakkında  karar  verecek  kimseler  ihtilaf  ederler.  O münafıklarla  akrabalık,  kabile  birliği,  ticari  ortaklık,  arkadaşlık  gibi  bağlar  da müminleri etkileyebiliyordu.Allah  onlara  Hz.  Peygamber  (a.s.m),  İslâm  ve  müslümanlarla  iç  içe  olma imkânı verdiği, onlar da zahiren müslüman göründükleri halde, birtakım hesaplarla, kalblerinden eski küfür ve inkârlarına döndükleri için, onlar hakkında “başaşağı, tepetaklak olma” tabiri, hallerini ifade edecek en mükemmel tabirdir.Bellidir  ki  Allah  onları  münafık  olarak  “başaşağı”  yaratmış  değildir.  Fakat onlar,  iman  tarafında  olmaları  için,  bunca  kuvvetli  sebepler  varken,  irade  ve tercihlerini hep inkâr tarafına kullanınca, bütün işleri güçleri, kazandıkları oyönde olunca,  kendilerinin  ısrarla  istedikleri  durum  meydana  gelmiş,  varlığa  koyduğu kanuna göre de Allah dalaletlerine izin vermiş ve yaratmıştır.Oysa  münâfıkları  keşfetmek  zor  değildir:  Uhrevî  hayır  ile  dünyevî  çıkarları çatıştığında  âhireti  bırakıp  o çıkarı  tercihleri,  İslâmiyetleri  ile  menfaatleri  karşı karşıya  gelince  İslâma  hizmet  ve  fedâkarlık  tarafında  yer  almamaları  kesin  bir ölçüdür. Allah bu ölçüyü kullanmayı hatırlatıp, münâfıklar yüzünden müminlerin birbirlerine düşmelerini menediyor.SY

    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder