Nisa 60-63:
- Sana ve senden önce indirilenlere inandıklarını söyleyenlere bir baksana!. Şeytani güçlerin hakimiyetine teslim olmakta beis görmüyorlar. Halbuki, şeytanın kendilerini derin bir sapıklığa yöneltmek istediğini görerek onu inkar etmeleri emrolunmuştu. Böylece, kendilerine ne zaman :' Allah(cc)'ın indirdiğine ve Peygamber'e gelin' denilirse, bu münafıklar nefretle senden yüz çevirirler. Fakat, yapıp ettiklerinden dolayı başlarına bir musibet geldiğinde halleri ne olacak? Sonra sana gelecekler ve Allah(cc) adına yemin ederek:' Bizim amacımız sadece doğruyu yapmak ve uyumu sağlamaktı' diyecekler. Ama, Allah(cc) onların kalplerindeki her şeyi biliyor. Şu halde onları kendi hallerine bırak!. Onlara öğüt ver ve içine düştükleri durumu net bir şekilde açıkla.
(
Klasik müfessirler, 60-64. ayetlerde, Hz. Peygamber zamanında zahiren ona tâbi olduklarını ikrar eden ama aslında onun getirdiği öğretiye inanmayan Medine münafıklarına bir atıf olduğunu düşünmüşlerdir. Fakat bana göre bu pasaj,muhtemel tarihî nüzul sebebinin ötesine uzanmaktadır. Çünkü çok sık karşılaşılan bir konu olan inancın psikolojik cephesi problemine değinmektedir. İnsan kavrayışının uzanabildiği alanın ötesindeki bir gerçekliğin (ğayb, sûre 2, not 3'de açıklandığı anlamda) varlığına tam olarak kani olmayan insanlar, kural olarak, değer yargılarını kişisel tercihlerinden ve ahlakî olarak kuşkulu arzularından ayırmakta zorlanırlar ve bunun sonucunda, çoğunlukla, “şeytanî güçlerin isteklerine boyun eğerler.” Onlar, vahye (bu durumda Kur’an'a) dayalı ahlakî öğretilerin bir kısmının “belli bir doğruluk payı” taşıdığını gönülsüzce itiraf etseler de bunlar kendi kişisel mizaçlarının telkin ettiği arzular ile çatıştığında, bu öğretilerden içgüdüsel olarak uzak dururlar ve böylece, kelimenin en derin dinî anlamıyla n ifâk suçu işlemiş olurlar.ESED
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder