27 Nisan 2021 Salı

 Kehf 42-43:

  • Çok geçmeden bütün serveti kül oldu.Sahibi bu hali görünce, bağın çökmüş çardakları karşısında, yaptığı masraflarına, harcadığı emeklere acıyıp avuçlarını ovuştura ovuştura :' Ah keşke, Rabbime kullukta hiç bir şeyi O'na ortak koşmasaydım!' dedi. Nihayetinde, Allah(cc)'tan gayri ona yardım edebilecek kimse olamazdı, olmadı da. Üstelik kendi başının çaresine de bakamazdı!.
    (
    Ashab-ı Kehf’in kıssasından sonra gelen iki adam  misali,  iki  açıdan  önemlidir.  İlk  olarak,  ihlâs, diğergâmlık (başkaları için yaşama), feda-kârlık ve Allah’a tevekküle dayanan iman hare-keti, maddî açıdan kendi bağlılarının infaklarıyla yükselir. Bunlar büyük servet sahibi olmasa bile, hareketin  devamını  rahat  bir  hayata  her  zaman  tercih ederler. Hareket, genellikle bilhassa iktidar ve  servet  sahiplerinin  sert  muhalefetiyle  karşı-laşır.  Rahat  bir  hayattan  başka  bir  şey  düşün-meyen  bu  kesimler,  kendi  üstlerinde  kazanma-larına,  harcamalarına  karışacak  bir  güç  istemez  ve dolayısıyla iman hareketine, İlâhî Din’e karşıçıkarlar.  Rahat  hayatları  kendi  gözlerinde  o  ka-dar  önemli  ve  büyüktür  ki,  ayrıca  Cennet  için  çalışmayı  düşünmez,  Cennet’i  dünyada  ister  ve  dolayısıyla  Âhiret’e  de  inanmaz,  inanmak  iste-mezler.Bahçe sahipleri temsilinin dikkat çektiği ikinci nokta, bir iman hareketine herhangi bir seviye ve merhalede gönül verenler ve özellikle onun çilesi-ni çekmemiş olanlar içinde de zamanla durumla-rını değiştirenler, dünyanın tadını tadıp dünyaya yönelenler çıkabilir. Bu kesimler, Allah’a inansa-lar  bile  güçlerini,  servetlerini,  kabiliyetlerini  ve  kazanma, başarılı olma sebeplerini kendilerinden bilerek, nefislerini âdeta O’na ortak tanır, şükrü de unutur ve yavaş yavaş rahat hayat tek varlık gayeleri haline gelir. Bunlar, neticede Âhiret’i de unuturlar.  Kendilerine  Cennet  hatırlatıldığında yaşadıkları hayatı Cennet’le bir tutar, daha da kö-tüsü, Cennet’in de kendilerine ait olduğunu iddia etmeye  giderler.  Bu,  esas  itibariyle  iman  temeli  üzerinde  yükselen  medeniyetin  çöküşe  geçme-ye başladığının işaretidir. Bu bakımdan Kur’ân, bahçe sahipleri temsilini getirerek, hem mü’min-leri kendilerini ve toplumu ıslah yolunda infaka çağırırken, hem de onları ve iman hareketini me-deniyet noktasına getirmiş mü’minleri dünyanın çekiciliğinin sebep olabileceği bozulma, çürüme, kokuşma karşısında ikaz buyurmaktadır.AÜ
    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder