Kehf 19-20:
- İşte onlar uyuttuğumuz gibi uyandırdık ta. Derken aralarında konuşmaya başladılar. Birisi: ' Ne kadar uykuda kaldınız?' diye sorunca, bazıları:' Bir gün belki bir günden de az!' diye cevap verdiler. Diğerleri de :' Uykuda ne kadar kaldığımızı tam tamına ancak Yüce Rabbimiz bilir' dediler.
' Siz onu bırakın da, açlığımızı gidermeye bakalım, şu akçeyi verip birimizi şu şehre gönderin de, baksın hangi yiyeceklerden hangisi en temiz ve uygun ise ondan size azık tedarik etsin. Bir de gayet nazik ve tedbirli olsun, varlığınızı ve nerde olduğunuzu hiç kimseye hissettirmesin. Çünkü onlar sizi ele geçirirse, ya taşa tutar, ya da kendi dinlerine döndürürler, bu takdirde de ebediyyen felah bulamassınız'.
(
Böylesine sıradışı bir olayda, çürümemesi için cesetlerin "Bir sağa bir sola döndürüldüğünün" dile getirilmesi dikkat çekicidir. Bütününe bakıldığında olağanüstülüğü ve mucizevî oluşu açık olan böylesi bir olayda, bu bütünü oluşturan parçaların tabiat yasalarına uygun olduğunun vurgulanması, Allah tarafından eşya için konular yasaların, yine O'nun tarafından gerçekleştirilen "mucizevi olaylar" (âyât) için de cari olduğunun dikkat çekici bir örneğidir.Mİ
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder