Kehf 32-33:
- Onlara, şu iki adamın örneğini ver: birine iki üzüm bağı bahşetmiş, onların çevresini hurmalıklarla çevirmiş, araların da ekili bir alan yerleştirmiştik. Her iki bahçe de beklenen ürünü veriyor, verimlerinde herhangi bir eksilme göstermiyordu. Çünkü, Biz herbirinin içinden bir dere akıtmıştık.
(
Ashab-ı Kehf’in kıssasından sonra gelen iki adam misali, iki açıdan önemlidir. İlk olarak, ihlâs, diğergâmlık (başkaları için yaşama), feda-kârlık ve Allah’a tevekküle dayanan iman hare-keti, maddî açıdan kendi bağlılarının infaklarıyla yükselir. Bunlar büyük servet sahibi olmasa bile, hareketin devamını rahat bir hayata her zaman tercih ederler. Hareket, genellikle bilhassa iktidar ve servet sahiplerinin sert muhalefetiyle karşı-laşır. Rahat bir hayattan başka bir şey düşün-meyen bu kesimler, kendi üstlerinde kazanma-larına, harcamalarına karışacak bir güç istemez ve dolayısıyla iman hareketine, İlâhî Din’e karşıçıkarlar. Rahat hayatları kendi gözlerinde o ka-dar önemli ve büyüktür ki, ayrıca Cennet için çalışmayı düşünmez, Cennet’i dünyada ister ve dolayısıyla Âhiret’e de inanmaz, inanmak iste-mezler.Bahçe sahipleri temsilinin dikkat çektiği ikinci nokta, bir iman hareketine herhangi bir seviye ve merhalede gönül verenler ve özellikle onun çilesi-ni çekmemiş olanlar içinde de zamanla durumla-rını değiştirenler, dünyanın tadını tadıp dünyaya yönelenler çıkabilir. Bu kesimler, Allah’a inansa-lar bile güçlerini, servetlerini, kabiliyetlerini ve kazanma, başarılı olma sebeplerini kendilerinden bilerek, nefislerini âdeta O’na ortak tanır, şükrü de unutur ve yavaş yavaş rahat hayat tek varlık gayeleri haline gelir. Bunlar, neticede Âhiret’i de unuturlar. Kendilerine Cennet hatırlatıldığında yaşadıkları hayatı Cennet’le bir tutar, daha da kö-tüsü, Cennet’in de kendilerine ait olduğunu iddia etmeye giderler. Bu, esas itibariyle iman temeli üzerinde yükselen medeniyetin çöküşe geçme-ye başladığının işaretidir. Bu bakımdan Kur’ân, bahçe sahipleri temsilini getirerek, hem mü’min-leri kendilerini ve toplumu ıslah yolunda infaka çağırırken, hem de onları ve iman hareketini me-deniyet noktasına getirmiş mü’minleri dünyanın çekiciliğinin sebep olabileceği bozulma, çürüme, kokuşma karşısında ikaz buyurmaktadır.AÜ
Surenin 7-8. ayetleriyle bağlantılı olan bu mesel “yeryüzündeki bütün güzelliklerin Allah'ın insanlan sınaması için bir araç” olduğu yolundaki ifadenin bir yankısı durumundadır.ESED
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder