10 Nisan 2021 Cumartesi

 Kehf 13-14:

  •  Şimdi sana onların başından geçen ibretlik hadiseyi bütün gerçekliği ile anlatacağız. Onlar, Rablerine inanmış bir grup gençti ve Biz onlara doğru yolda gidişatlarında derin bir bilgi ve bağlılık nasip ettik. Kalplerine tam bir kuvvet ve metanet verdik. Küfre başkaldırdıkları zaman aralarında şöyle demişlerdi:' Bizim Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. Biz, asla ilah diye O'ndan başka varlıklara yönelmeyiz. Aksi halde, gerçek dışı pek saçma bir şey söylemiş oluruz'.
    (
     Bir  çoğu  muhatapları   tarafından   efsaneleşmiş   haliyle   de  olsa  bilinen  bu  kıssa  ve  mesellere  vahyin katkısı,   onlar  hakkındaki  tarihsel  malumatı  düzeltmeye  indirgenemez.  Vahyin  asıl  katkı­sı,  bu  kıssa  ve  mesellerin  hangi  ebedi  gerçeğe  ve  değişmez  hakikate  atıf  olduğunu,  yani  kıs­sadan  alınacak  "hisse"yi göstermektir.  Bu  su­retle Kur'an'ın bütün  kıssa ve meselleri  anlat­maktaki  asıl  amacının  tarihi  bilgi  vermekten  çok  öte,  ahlâkî  ders  çıkarmak  ve  ibret  almak  olduğu  açıktır.  Başta  bu  kıssa  olmak  üzere,  Âdem,  Habil ve  Kabil,  Yusuf, Musa ve Harun, Süleyman  ve  Belkıs,  Hârût  ve  Mârût  gibi  bir  çok kıssa,  Yahudi dinî metinlerinde de ele alı­nır.  Fakat bu kıssaları Kur'an'ın ele alış tarzıy­la  söz  konusu  metinlerin  ele  alış  tarzı  arasın­da  öze  ilişkin  dikkat  çekici  bir  fark  vardır  (Bkz: Yusuf sûresinin girişi). Bu fark, Kur'an'ın bu kıssaları  ebedi hakikate bir atıf olarak nak­ledip,  onları  kimi  zaman  kendisinden  ahlâkî  dersler  çıkarılması  gereken birer  'ibret  vesika­sı',  kimi  zaman  da  'örneklik  simgesi'  olarak  takdim  etmesidir

    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder