Bakara 204-206:
- İnsanlardan öyleleri var ki, dünya hayatı hakkında söyledikleri sizin hoşunuza gider, hatta böylesi kalbinde olana Allah(cc)'ı şahit tutar. Halbuki hasımların en yamanıdır. Ancak hakimiyeti eline alır almaz, yeryüzünde fesat çıkarmaya, insanların ürününü ve neslini yok etmeye çalışır. Allah(cc), fesadı sevmez. Böylesi, kendisine ne zaman :' Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinciyle davran' denilse, benlik ve gurur kendisini günaha sevkeder. Azap olarak cehennem ona yeter!. O ne kötü yerdir.
(
Lafzen, “insanlar arasında kimisi (veya “öylesi”) vardır ki.” Bazı müfessirlerin yaptığı gibi, bu ayetin belli bir kişiye -Hz. Peygamber'in bir çağdaşına- atıfta bulunduğunu farzetmek için geçerli bir sebep olmadığından, en güvenilir otoriteler yu- kandaki pasajın genel bir anlam taşıdığı görüşünü benimsemişlerdir (karş. Râzî). Sözün gelişinden de açıkça anlaşılacağı gibi, bu ifade, 2:200-201'de, çatışan iki davranış tarzına yapılan atfın daha ayrıntılı bir açıklamasıdır: Tek kaygısı bu dünya hayatı olan kişinin tavrı ile öteki dünyayı da düşünen, hatta onu mevcut hayatından daha fazla düşünen kişinin tavrı arasındaki farklılığın açıklaması.ESED
Lafzen, “o, yeryüzünde fesat yaymak ve ürünü ve nesli yok etmek için orada koşturup durur [yahut “çaba gösterir”]. Birçok müfessir, bu cümlede, bu şekilde tanımlanan kişinin bilinçli bir niyet taşıdığına işaret edildiği kanısındadır; ama liyufsidd deki (genel olarak “fesadı yayabilmek için” şeklinde anlaşılır) li edatının bu bağlamda gramercilerin lâmu'l-âkıbeh dedikleri, “sonuç belirtmek için kullanılan lâm [harfi]”nin fonksiyonunu görmesi de mümkündür —yani bilinçli bir niyetin varlığı veya yokluğu sözkonusu olmadan (fesat saçmakla uğraşır). (Benim benimsediğim şekilde çevrilmesi durumunda bu her iki ihtimal de gözetilmiş olmaktadır). Hars ifadesine (tarafımdan “ürün” olarak çevrilmiştir) gelince, bunun asıl anlamı, emek yoluyla sağlanan “kazanç” yahut “geliridir; ve çoğunlukla “dünyevî mallar”ı (bkz. Lane II, 542) ve özellikle de hem toprağın işlenmesi yoluyla elde edilen ürünü, hem de bizzat işlenmiş tarlanın kendisini gösterir. Eğer hars bu bağlamda “ürün” olarak anlaşılırsa, bu, mecazî olarak genelde insan davranışlanna ve özelde de toplumsal tavırlara uygulanabilir. Ancak bazı müfessirler -görüşlerini “kadınlannız sizin tarlalarınızda“’ (2:223) şeklindeki Kur’an ifadesine dayandırarak- haröm burada “eşlerii anlattığını iddia ederler (karş. Râzî ve Me-n ârll, 248: dilbilimci el-Ezherî'den naklen): Bu durumda “ürünün ve neslin yok edilmesi”, aile hayatının sarsıntıya uğraması ile ve sonuçta bütün bir toplumsal yapının çökmesi ile eş anlamlı olur. Bu iki yorumun her ikisine göre de pasaj şu anlama gelmektedir: Yukarıda tanımlanan zihniyet, genel bir kabul görüp sosyal davranışları yönlendirir hale gelir gelmez kaçınılmaz bir şekilde yaygın bir ahlakî çürüme ve sonuç olarak sosyal bir çözülme ile noktalanır.ESED
Bu âyette ülkenin istikbalinin en önemli iki rüknüne dikkat çekilmektedir. Maddî hayatın, ekonomik hayatın esası ürün, manevî hayatın esası ise yeni nesillerin iyi yetiştirilip eğitilmesidir.SY
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder