24 Temmuz 2022 Pazar

 Bakara 204-206:

  • İnsanlardan öyleleri var ki, dünya hayatı hakkında söyledikleri sizin hoşunuza gider, hatta böylesi kalbinde olana Allah(cc)'ı şahit tutar. Halbuki hasımların en yamanıdır. Ancak hakimiyeti eline alır almaz, yeryüzünde fesat çıkarmaya, insanların ürününü ve neslini yok etmeye çalışır. Allah(cc), fesadı sevmez. Böylesi, kendisine ne zaman :' Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilinciyle davran' denilse, benlik ve gurur kendisini günaha sevkeder. Azap olarak cehennem ona yeter!. O ne kötü yerdir.
    (
     Lafzen, “insanlar arasında kimisi (veya “öylesi”) vardır ki.” Bazı müfessirlerin yap­tığı gibi,  bu ayetin belli bir kişiye -Hz.  Peygamber'in bir çağdaşına- atıfta bulun­duğunu farzetmek için geçerli bir sebep olmadığından,  en güvenilir otoriteler yu- kandaki pasajın genel bir anlam taşıdığı görüşünü  benimsemişlerdir (karş.  Râzî). Sözün  gelişinden  de  açıkça  anlaşılacağı  gibi,  bu  ifade,  2:200-201'de,  çatışan  iki davranış tarzına yapılan atfın daha ayrıntılı bir açıklamasıdır: Tek kaygısı bu dün­ya  hayatı  olan  kişinin  tavrı  ile  öteki dünyayı  da  düşünen,  hatta  onu  mevcut  ha­yatından daha  fazla düşünen kişinin tavrı  arasındaki farklılığın  açıklaması.ESED

     Lafzen,  “o, yeryüzünde fesat yaymak ve ürünü ve nesli yok etmek için orada koş­turup  durur [yahut  “çaba  gösterir”].  Birçok  müfessir,  bu  cümlede,  bu  şekilde  ta­nımlanan  kişinin  bilinçli  bir  niyet  taşıdığına  işaret  edildiği  kanısındadır;  ama liyufsidd deki  (genel  olarak  “fesadı  yayabilmek  için”  şeklinde  anlaşılır) li edatının bu  bağlamda  gramercilerin lâmu'l-âkıbeh dedikleri,  “sonuç  belirtmek  için  kulla­nılan lâm [harfi]”nin fonksiyonunu  görmesi de mümkündür —yani bilinçli bir ni­yetin varlığı veya yokluğu  sözkonusu  olmadan (fesat saçmakla  uğraşır).  (Benim benimsediğim şekilde  çevrilmesi durumunda  bu  her iki  ihtimal de gözetilmiş  ol­maktadır). Hars ifadesine  (tarafımdan  “ürün”  olarak  çevrilmiştir)  gelince,  bunun asıl  anlamı,  emek  yoluyla  sağlanan  “kazanç”  yahut  “geliridir;  ve  çoğunlukla “dünyevî mallar”ı (bkz. Lane II,  542)  ve  özellikle  de  hem toprağın işlenmesi yo­luyla  elde  edilen ürünü,  hem  de bizzat  işlenmiş  tarlanın  kendisini gösterir.  Eğer hars bu bağlamda “ürün” olarak anlaşılırsa, bu,  mecazî olarak genelde insan davranışlanna ve özelde de toplumsal tavırlara uygulanabilir.  Ancak bazı müfessirler -görüşlerini “kadınlannız  sizin tarlalarınızda“’  (2:223) şeklindeki  Kur’an  ifadesine dayandırarak- haröm burada  “eşlerii  anlattığını  iddia  ederler  (karş.  Râzî ve Me-n ârll,  248:  dilbilimci el-Ezherî'den naklen):  Bu durumda  “ürünün ve  neslin yok edilmesi”,  aile  hayatının  sarsıntıya  uğraması  ile  ve  sonuçta  bütün  bir  toplumsal yapının çökmesi ile eş anlamlı olur.  Bu iki yorumun  her ikisine göre de  pasaj şu anlama gelmektedir: Yukarıda tanımlanan zihniyet, genel bir kabul görüp sosyal davranışları yönlendirir hale  gelir gelmez  kaçınılmaz  bir şekilde yaygın bir ahla­kî çürüme  ve  sonuç  olarak sosyal bir çözülme  ile  noktalanır.ESED

    Bu  âyette  ülkenin  istikbalinin  en  önemli  iki  rüknüne  dikkat  çekilmektedir. Maddî  hayatın,  ekonomik  hayatın  esası  ürün,  manevî  hayatın  esası  ise  yeni nesillerin iyi yetiştirilip eğitilmesidir.SY

    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder