8 Temmuz 2022 Cuma

 Bakara 180-181:

  •  Herhangi birinize ölüm yaklaştığında, eğer arkasında yeterli bir hayr bırakıyorsa, anne/baba ve diğer yakınlarına uygun şekilde vasiyette bulunmak size farz kılındı. Bu, Allah(cc)'a karşı sorumluluk duyanlar için bir yükümlülüktür. Ve kim, böyle bir hükmü duyduktan sonra değiştirirse, böyle davranmanın günahı, yanlızca onu değiştirenedir. Doğrusu Allah(cc) herşeyi işiten, herşeyi bilendir.
    (
     Bu  cümlede  geçen hayr kelimesi,  sadece  “servet”i  değil,  “yeterli  bir zenginliği” gösterir:  ve  bu,  arkasında  yeterli  bir  zenginlik  bırakan  kimsenin,  ailesinin  özel­likle  bunu  hak  eden  fertlerine  4:ll-12'de  zikredilen  şeriat  tarafından  belirlen­miş/değişmez  paylara  ilaveten -ve  onların dağıtımından  önce- vasiyette  bulun­ması gerektiği buyruğunu  açıklamaktadır. Hay?ın bu yorumu,  özellikle bu  aye­te istinad eden Hz. Ayşe ve Ali b. Ebî Tâlib'in sözleriyle desteklenmektedir (karş. Zemahşerî ve Beydâvî).ESED

     Hayır hem  serveti  hem  değeri  ifade  eder.  Kur'an'ın  dünya  malına  özünde  iyi  olan  bir  şey olarak baktığını gösterir.  İnsanın fıtratı gi­bi bir  de  "malın fıtratı"ndan  söz  etmek  caizse  eğer,  malın  fıtratı  da  iyi,  güzel  ve  hayr  üzeri­nedir.  Burada  mal  yerine  hayır  gelmesi,  hem  helâl  servetin  hayır  oluşuna,  hem  de  her hay­rın  servet  oluşuna  delalet  eder.  Kim  ne  birik-tirirse  onu  vasiyet  eder.  Hz.  Peygamber'in  ve­da hutbesi  onun vasiyetiydi. MI

    Buradan anlıyoruz ki, ölen kişinin geride bıraktığı hayr'dır, hasene değil. Hayr olarak bıraktıgından yararlananlar kaşılığında Yüce Rabbim, 1/10 karşılığını verir diye düşünebiliriz, fakat daha önceden de bildiğimiz gibi hasene'nin karşılığını Yüce Rabbim biliyor, tümüyle farklı bir boyut. Dolayısıyla, kişinin ölmeden önce malını hasene işlerde harcamasında büyük fayda var, yoksa bıraktığı sadece hayr olarak kalıyor. Yüce Rabbim en doğrusunu bilir.




    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder