2 Ekim 2020 Cuma

 Zümer 35:

  •  Allah(cc) onların bir zamanlar işledikleri en kötü işleri(أَسْوَأَ الَّذِي عَمِلُوا) bile silecek ve yerinde ve tutarlı davranışlarla işledikleri işlerle de(بِأَحْسَنِ الَّذِي كَانُوا يَعْمَلُونَ) yaptıklarının karşılığını verecektir.
    (
    Evet, bu çok büyük bir müjde!. yerinde ve tutarlı işler yapanların(بِأَحْسَنِ الَّذِي كَانُوا يَعْمَلُونَ) mükafatını, Yüce Rabbim iki şekilde verecek; Öncelikle onların işledikleri günahları da silecek ve sonra da, yaptıkları yerinde ve tutarlı işlere göre de mükafatını verecek. Elhamdülillah.

    Yani: Allah, onların Müslüman olmadan önce işledikleri küfür ve şirk gibi en kötü fiilleri bile af-fedecek ve onları Müslüman olduktan sonra işle-dikleri en güzel işlere göre mükâfatlandıracaktır.Allah,  onların  takva  ve  ihsan  mertebesine  ulaş-madan önce işledikleri, işlemiş olabilecekleri bü-yük günahları bile affedecek ve onları bu merte-beye  ulaştıktan  sonra  yaptıkları  en  güzel  işlere göre mükâfatlandıracaktır.AÜ

    Bu muhteşem  müjde,  hep  daha iyisini  yap­mayı    teşvik    eder    (Krş:    73/En'âm:     160;     114/Tevbe:  121;  86/Ahkâf:  16;  26/Necm:  31).  Mİ

    Enam :160

    مَنْ جَاءَ بِالْحَسَنَةِ فَلَهُ عَشْرُ أَمْثَالِهَا ۖ وَمَنْ جَاءَ بِالسَّيِّئَةِ فَلَا يُجْزَىٰ إِلَّا مِثْلَهَا وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

    Tevbe:121

    وَلَا يُنْفِقُونَ نَفَقَةً صَغِيرَةً وَلَا كَبِيرَةً وَلَا يَقْطَعُونَ وَادِيًا إِلَّا كُتِبَ لَهُمْ لِيَجْزِيَهُمُ اللَّهُ أَحْسَنَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

    Ahkaf:16

     أُولَٰئِكَ الَّذِينَ نَتَقَبَّلُ عَنْهُمْ أَحْسَنَ مَا عَمِلُوا وَنَتَجَاوَزُ عَنْ سَيِّئَاتِهِمْ فِي أَصْحَابِ الْجَنَّةِ ۖ وَعْدَ الصِّدْقِ الَّذِي كَانُوا يُوعَدُونَ

    Necm:31

    وَلِلَّهِ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ لِيَجْزِيَ الَّذِينَ أَسَاءُوا بِمَا عَمِلُوا وَيَجْزِيَ الَّذِينَ أَحْسَنُوا بِالْحُسْنَى

    سَائہَ “ُ ” (sa-ahu), “ُ يسَُوْءُه ” (yasu-uhu): to say something to someone which is unpleasant. سَاءَ الشَّیءُ “ ” (sa-ush shaiyi): something bad happened.
    أسََاءَ “ ” (asa-a), “ يُسِیْءُ ” (yu-see): to do something bad, to create imbalance and inequality, to create chaos and deterioration. It is the opposite of “ اَحْسَنَ ” (ahsan). السَيَّئۃَِّ “ ” (as-sabeelah): life’s unpleasantness, problems in life {T}.
    This is the opposite of “ سَیِّءَة ” (hasanah) which means to give something complete balance and hence سَیِّءَة “ ” (sayyye-atah) means imbalance. As such, “ سَوْءٌ ” (sau-u) means harm, chaos, and annihilation {T},
    {Latif-ul-Lugha}. “ حَسَنَۃ ” (hasanah) also means striking balance in actions and deeds “ٌ سَييِّئۃَ ” (sayye-atah) being opposite would mean exaggeration, disturbing the balance, going to extremes {T}.
    مسَاَويِئُ “ ” (masaawi): unpleasant things, faults {T} {Latif-ul-Lugha}.

    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder