Nahl 40:
- Biz bir şeyin olmasını dilediğimiz zaman, ona 'Ol' dememiz yeterlidir. O da hemen oluş sürecine girecektir.
(
Âyetin ve benzer ifadelerin anlamı için bkn. Bakara Sûresi/2: 117, not 101. Burada, şu önemli noktayı ilâve edebiliriz:Mutlak kudret sahibi olan Cenab-ı Allah (c.c.), eşyayı onunla hiçbir fizikî teması olmadan ve o kadar kolay, o kadar süratle yaratır ki, bu yaratma bir “ol!” sözünden ibarettir. Ayrıca, Kadir-i Mut-lak Zat yaratıklarına sonsuzca yakın olmasına mukabil, onlar O’na sonsuzca uzaktır. O, sınır-sız büyüklüğüne rağmen, en küçük yaratığı bile asla önemsiz görmez; onu sanatının mükemmel güzelliğinden asla mahrum bırakmaz. Varlıkların meydana gelişindeki sonsuzca kolaylığa rağmen kâinattaki mükemmel düzen, bu Kur’ânî gerçeğe şahitlik etmektedir. Aşağıdaki temsilî mukayese, yaratılıştaki kolaylığı, Cenab-ı Allah’ın yaratık-larıyla olan münasebetini ve onlardaki tecellisini kavramak için bir fikir verebilir:Güneş, Cenab-ı Allah’ın Nûr ismine kesif ve katı bir ayna olmakla birlikte, her varlığa ken-disinden daha yakın denecek ölçüde yakın olup, onlar üzerinde ışık, renk ve ısı verme gibi yol-larla tesiri vardır. Buna karşılık, yerdeki her nesne, güneşten milyonlarca kilometre uzakta olup, onun üzerinde hiçbir tesirleri yoktur ve ona yakınlık da iddia edemez. Bir nesne, ne ka-dar şeffaf, dolayısıyla güneşin tesirlerine ne ka-dar açık ise, onun güneşle münasebeti o ölçüde fazla olur. Bu nesnenin bir atom kadar küçük veya atmosfer kadar geniş olması, bu münase-bete tesir etmez. Bir okyanus ve bu okyanus-taki bir damla, bir gezegen ve yeryüzündeki bir atom, atmosfer ve bir hava molekülü, güneşten aynışekilde istifa eder ve bunların her biri gü-neşe ayna olur, güneşi koynunda barındırır. Eğer güneş canlı, şuurlu ve irade sahibi olsaydı, onun damladan okyanusa, bir atomdan bir gezegene, bir hava molekülünden atmosfere sistemindeki bütün tesir, tecelli ve tasarruflarını bir “ol!” em-riyle yaptığını söyleyebilirdik.İşte, gökler okyanusunda ışık veren bir ka-barcık, Cenab-ı Allah’ın Nûr isminin tasarruf ve tecellilerine küçük ve katı bir ayna olan güneş, Cenab-ı Allah’ın yaratıklarıyla olan münasebe-tini ve onlardaki tasarrufunu anlamamıza bir misal teşkil etmektedir. Nurlar Nûru, Nûrun Ya-ratıcısı, Nûru Nur Yapan ve İlmine ve Kudreti-ne nisbeten güneşin yeryüzü kadar kesif olduğu Cenab-ı Allah (c.c.), yaratıkları O’ndan sonsuzca uzak olsa da O, her bir varlığa kendisinden daha yakındır ve her şeyi o kadar kolaylıkla yapar ki, sanki bu yapma bir “ol!” emrinden ibarettir. Bü-yük–küçük, şeffaf–kesif hiçbir şey O’nun kud-retinden ve emrinden hariç değildir ve olamaz. (Ayrıca bkn. Yâ–Sîn Sûresi/36: 83, not 27.).AÜ
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder