2 Haziran 2021 Çarşamba

 Nahl 22-25:

  •  Sizin ilahınız bir tek İlahtır. Ne var ki ahirete inanmayanların kalbi bu gerçeği boş bir kibir yüzünden kabule yanaşmıyorlar. Hiç kuşkusuz, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da tam olarak Allah(cc) bilmektedir. Kesin olan şu ki, Allah(cc) kendisini büyüklük duygusuna kaptıranları asla sevmez. Böylelerine :'Rabbiniz ne indirdi?' diye sorsanız; ' Eskilerin masalları!' derler. Böyle yaparak, Kıyamet günü kendi günahlarının yükünün tamamını, yoldan çıkardıkları kimselerin yükünü de kısmen üzerlerine almış olurlar. Ne kadar kötü bir yük!.
    (
    Âhiret’i  inkâr  etmek,  ya  insan  duyularının ötesindeki âlemleri, varlığın metafizik boyutunu inkâr  etmekten  veya  insanın  kendi  üstünde  bir  varlığın  önünde  hesap  vermeyi  kibirine  yedire-memesinden kaynaklanır. Birinci durum da yine beşerî gurura, yani insanın kendi idrak ve bilgisi-ne duyduğu güvenden ileri gelen gurur ve kibire dayanır. Âhiret’i inkâr da, çok defa Allah’ı inkârıberaberinde  getirmektedir.  Bunun  diğer  türlüsü  de doğrudur; yani Allah’ı, mutlak üstün bir var-lığı  inkâr  Âhiret’i  inkâra  da  sebep  olmaktadır. Bu  gerçek,  İslâm’da  iman  esaslarının  birbiriyle  derinden  bağlantılı  olup,  birbirini  gerektirdiğini ortaya  koyar.  Dolayısıyla,  bu  esaslardan  birine  inanmak diğerlerine inanmayı da gerektirir.AÜ

    Kimseye  kimsenin  suçunun  ve  günahının yüklenemeyeceği  (En’âm  Sûresi/6:  164),  İslâmî bir  düsturdur.  Fakat  “Sebep  olan,  yapan  gibidir.” kaidesince, iyi veya kötü bir işe sebep olan, bir  insanı  iyi  veya  kötü  bir  işe  yönelten,  o  iş-ten  gelecek  sevap  veya  günaha  ona  olan  katkı-sı  nisbetinde  ortak  olur.  Peygamber  Efendimiz  aleyhissalâtü  vesselâm,  bir  hadis-i  şeriflerinde bu düsturu şöyle beyan buyurmaktadırlar: “Kim İslâm’da güzel bir yol, bir çığır açarsa, bu açma işiyle birlikte daha sonra o yolda gidenlerin sevap ve mükâfatı, o yolda gidenlerden eksiltilmemek üzere o kişiye verilir. Kim de İslâm’da kötü bir yol, bir çığır açarsa, bu açma işiyle birlikte o yol-da  gidenlerin  vebali,  gidenlerden  eksiltilmemek  üzere onun sırtına yüklenir.” (Müslim, “Zekât”, 69; İbn Mace, “Mukaddime”, 203).AÜ

    Bu  âyetle,  En'âm  sûresinin  164.  âyeti  ara­sında  herhangi  bir  çelişki  bulunmamaktadır.  Bu   âyette   saptıranların  yüklendikleri   kısmi   vebal,  gerçekte kendi eylemlerinden  doğan  so­nucun vebalidir,  "başkasının"  günah yükü  de­ğil.  Buradaki  vurgu  açıktır:  Başkalarını  saptı­ran biri  tüm  sorumluluğu  cahilliklerinden  do­layı sapanlara yıkamayacağı gibi,  sapan biri de tüm  sorumluluğu  kendisini  saptıranlara  yıka­maz.  Çünkü  onlar  körü  körüne  berikileri  ta­kip  etmiş,  akıllarını  kullanmamış,  kendileri­ne  söylenenlerin  doğruluğunu  araştırmamış­lardır.  Dolayısıyla  sapmalarının  sorumluluğu­nun  bir  kısmı  kendilerini  saptıranlara  aitse,  bir kısmı  da  kendilerine  aittir. Mİ

    Zira sapanla saptıran ortaktırlar; birisi öbürünü saptırmış,  öbürü  de  onun saptırmasına  boyun  eğmiştir. Öyleyse günahı ikisi beraberce yükleneceklerdir.«Saptırmanın-bilgisizce olması» saptırılana dönük bir keyfiyettir.  Yani  uydukları  yolun  sapıklık  olduğunu  bilmeden sapmışlardır, demektir. Bu da tek başına iyi niyetin yetersizliğini,  ihlâsla  beraber,  doğrunun  tesbiti  için gayret sarfetmenin gerekli olduğunu gösterir.VKO

    Onlar Allahın indirdiğine “öncekilerin masalları” ifadesini, insanları yoldan çıkarmak, dalalete sevk etmek için söylediler. Böylece dalaletlerinin günah yüklerini tam olarak sırtlandılar. Çünkü başkalarını saptırmaları, kendilerinin dalalette iyice kökleşmelerinin bir sonucudur.
    Kendi günah yüklerine ilâve olarak, saptırdıklarının da günahlarından bir kısmını yüklenecekler. Bu, onların dalaletine sebebiyet verme günahıdır.
    Ayetteki “biğayri ilm” yani “bilgisizlikleri yüzünden” kaydı, yoldan saptırılanların hâlidir. Yani bunlar kendilerini yoldan çıkaranların dalalet üzere olduklarını bilmemişler, cahilce onlara uymuşlardır. Bu da gösteriyor ki, onların cehaletleri kendileri için bir özür olmayacak. Çünkü araştırma yapmaları, hak yolda olanla batıl yolda olanı ayırmaları gerekirdi.ŞE






    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder