Nahl 36-37:
- Gerçek şu ki, Biz her toplum içinden, ' Allah(cc)'a kulluk edin, şeytani güçlerden uzak durun' (mesajıyla gönderilen) bir elçi çıkardık. Allah(cc) o geçmiş topluluklardan bir kısmını hidayetiyle doğru yola yöneltti, bir kısmı da sapıklık içinde bırakılmaya müstahak oldular. O halde , şimdi yeryüzünde bir dolaşın bakalım, hakkı yalanlayanların sonu ne olmuş bir bakın!.
Şimdi, siz (sen) o ısrarla hakkı yalanlayanların doğru yola erişmelerini isteseniz de, bilin ki, Allah(cc) sapıklık içinde kalmalarına hükmettiği kimseleri doğru yola eriştirmez ve böyleleri (Kıyamet günü de) kendilerine yardım edecek kimse bulamayacaklar.
(
Âyet, hidayetin Allah vergisi, buna karşılık dalâletin (sapıklık) ise bir istihkak, yani bizzat insanın hak etmesinin neticesi olduğunu açıkça beyan buyurmaktadır. Kişiyi sapıklığa müstahak kılan sebepler ise zulüm, açıktan ve çekinmeden günah işleme, kibir ve yanlışta bile bile ısrar etme gibi hususlardır. (Bakara Sûresi/2: 26; Nisâ Sûresi/4: 168–169; İbrahim Sûresi/14: 27, vs.).AÜ
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder