11 Nisan 2022 Pazartesi

 Bakara 26:

  •  Şüphesiz Allah(cc) bir sivrisineği veya bunun benzeri bir şeyi örnek vermekten çekinmez. İman edenler böyle misallerin Rablerinden gelen bir hak ve gerçek olduğunu bilirler. Kafirler ise şöyle derler:' Allah(cc) böyle bir misal vermekle ne kasdetti acaba? Bununla bir çoğunu saptırdı da bir kısmını da doğru yola mı iletti?'. Oysaki bu tür misallerle ancak fasıklar sapar.
    (
    Kendinden önceki İlâhî kitaplar gibi Kur’ân-ıKerim de, pek çok mücerret gerçekleri tasvir ve anlatımda misallere, temsillere başvurur. Çünkü insanların çoğu bilgi ve idrak bakımından yeter-li  seviyede  olmadıklarından  mücerret  gerçekleri  her  zaman  anlayamayabilirler.  Ayrıca  Kur’ân,  ana  maksatları  istikametinde  insanların  irşadını esas  aldığı  için,  onların  ürkmeyeceği  ve  hislerine ters gelmeyecek bir üslûp kullanır. Nasıl biz çocuklarla  konuşurken  onların  dilini  kullanırız, Kur’ân-ı  Kerim  de,  indiği  günden  Kıyamet’e kadar her dönemde hemen her seviyedeki insanı muhatap almak ve herkesi tatmin etmekle beraber,  insanların  çoğu  avam  olduğundan,  onların seviyelerini  de  gözetir.  Bu  bakımdan  Kur’ân-ıKerim  için,  “beşerin  idrak  seviyesine  İlâhî  te-nezzül” tabiri kullanılır. Öte yandan, insanların küçük gördüğü mutlaka küçük, büyük gördüğü de büyük demek değildir. Belki bazen tam tersi-nedir. Cisim küçüldükçe ondaki sanat ve değerin arttığı pek çok örnek vardır. Sanat bakımından sineğin gözü ve pirenin midesiyle güneş sistemi arasında  çok  fark  olmasa  gerek.  Hattâ  canlı  ol-maları itibariyle, belki de birinciler daha büyük-tür.AU

    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder