Bakara 31-32:
- Ve Allah(cc), Adem(as)'e herşeyin ismini(الأَسْمَاء) öğretti, sonra onları meleklerin önüne koydu ve :'Dedikleriniz doğruysa, haydi bunların isimlerini bana söyleyin bakalım' dedi. Melekler de:' Sen kudret ve egemenlikte kusursuz ve eksiksizsin. Senin bize bildirdiğin dışında bizim bir bilgimiz yoktur. Sensin herşeyi bilen, gerçek hikmet sahibi' dediler.
(
Lafzen, “bütün isimleri.” Bütün dilbilimcilere göre isim terimi, “bir maddenin, bir eylemin veya bir niteliğin bilgisini temsil eden ayırd edici ifadeler”e (Lane IV, 1435); felsefe terminolojisinde ise “kavram’a işaret eder. Buradan hareketle, “tüm isimlerin bilgisi”nin, bu anlam örgüsü içinde, mantıkî tanımlama ve dolayısıyla kavramsal düşünme melekesine delalet ettiği sonucuna varabiliriz. Burada “Âdem” ile bütün bir insan soyunun kasdedilmiş olması, daha önce geçen, meleklerin “orada bozgunculuğa ve yozlaşmaya yol açacak birini mi” şeklindeki itirazlarıyla ve ayrıca 7:11 ile iyice pekiştirilmiştir.ESED
Bilginin öğretilmesi [ta'lim) Allah'a isnat edilirken, bilginin aktanlması (inbâ/) insana isnat edilir. Dilin insan düşüncesinin deposu olduğu hatırlanacak olursa, ilk insanın düşünce dağarcığını Allah'ın doldurduğunu, yani düşüncenin ilk sermayesini insana Allah'ın verdiğini ifade eder. İnsan ilk sermayenin veriliş amacına sonradan sadâkat de gösterebilir, ihanet de edebilir. MI
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder