14 Mayıs 2022 Cumartesi

 Bakara 85-86:

  •  Buna rağmen, yine sizler birbirinizi katlediyor - ki bu kesinlikle yasaklanmıştı- kendi halkınızdan bir kısmını yurtlarından sürüp, onlara karşı günahkarlık ve nefrette yarışıp yardımlaşıyor, ve esir olarak elinize düştüklerinde onlardan fidye alıyorsunuz. Böyle davranarak, ilahi kelamın bir kısmına inanıp bir kısmına inan mıyormusunuz? Öyleyse bilin ki, içinizden böyle yapanların karşılaşacağı karşılık, dünya hayatında zillet ve ahirette de en acıklı azap olacaktır.  Zira, Allah(cc) yaptıklarınıza karşı duyarsız değildir.  İşte bunlardır ahireti feda edip dünya hayatını satın alanlar!. Böyle kimselerin azabı hafifletilmeyecek ve onlara yardım da edilmeyecektir.
    (
    Bu,  Hz.  Peygamber'in  hicreti sırasında Medine'de var  olan şartlara  bir atıftır.  İs­lam'dan önceki  dönemde  Medine'nin  iki Arap  kabilesi -Evs  ve  Hazrec- sürekli birbirleriyle  savaş halindeydiler;  ve orada yaşayan üç Yahudi  kabilesinden -B e ­nî  Kaynukâ',  Benî  Nadîr  ve  Benî  Kurayza-  ilk  ikisi  Hazrec'in  müttefiki  olduğu halde  üçüncüsü  Evs'in  müttefiki  idi.  Böylece,  yaptıkları  savaşlarda  Yahudiler, müşrikler ile ittifak halinde  öteki Yahudileri öldürüyorlardı (“birbirleriyle  günah ve  nefrette  yardımlaşarak”):  Bu,  Hz.  Musa'nın  Şeriatı'na  göre  iki  misli  ağır  suç idi.  Ancak yine de o şeriata  uyarak birbirlerinden  aldıkları esirleri  sonradan fid­ye karşılığı serbest bırakıyorlardı.  Kur’an'ın sonraki cümlede işaret ettiği açık tu­tarsızlık  işte budur.ESED

    As a concrete example of this may be cited the strange conduct of the different clans of the Jews, who lived in the neighbourhood of Madinah. Before the migration of the Holy Prophet, they had entered into alliances with the neighbouring Arab clans, Aus and Khazraj. When one Arab clan went to war with the other clan, their respective Jewish allies also went to war against each other. Thus Jews waged war upon Jews, whereas this was clearly against the teachings of their Scriptures which they knowingly violated. But when the Jews of one clan fell into the hands of the other clan as prisoners of war, they would redeem them after taking ransom for them. When they were questioned about this inhuman trade of their own brethren, they tried to justify it, saying that it was allowed by the Scriptures. It is strange that they forgot the same Scriptures which they brazenfacedly violated by going to war against each other. Thus on the one hand, they accepted that part of the Scriptures which allowed ransom for prisoners and , on the other hand, rejected that part which prohibited war against their own brethren in faith.  ET

    Yukarıdaki ayetlerde profili çizilen davranış tarzına sahip israiloğulları ile ilgili bu kıssaların anlatılmasındaki amaç, bilmem X asır önce israiloğullarının nasıl davrandığını bize tarihi gerçekleri ile anlatmak değildir diye düşünüyorum. Zira, bu  Kuran'ı tarih kitapları ile karıştırmak olur ki, kesinlikle bu yanlıştır. Fakat bir çok müfessir, bu tür kıssalarda hemen atlayarak, -X asır önce şöyle oldu, böyle davrandılar, bu ayet te ondan indi zaten- gibi olayı bir bakıma sulandırmakta, anlatılan kıssanın muhatabını israiloğullarına indirgemektedir. Bu kesinlikle yanlıştır ve bu doğu toplumlarının bir hastalığıdır ve - bana değil, ona söylüyor, ben zaten böyle değilim- vari yaklaşımlarla kendini temize çıkarmı girişimleridir. Yaşadığımız çağda, -hatta yıllarda-, müslüman olduğunu iddaa eden toplumlar içlerinde bir kısım topluluklara hala zulmediyor, onlarla savaşıyor, onlara karşı  günahkarlık ve nefrette yarışıyor, onları ele geçirdiklerinde -suçları olmadığı halde- hapse tıkıyor, sonra çıkarmak için rüşvet alıyor, ve bu ayetlerde bahsedilen davranış tarzlarının hepsini en güzel şekilde yapıyorlar!. Buradan neyi anlıyoruz? Bakara süresinde baştan beri münafıkların özellikleri anlatıldı, bu münafık davranış tarzına ait örnekler olması itibari ile bu kıssalar anlatıldı ve bu tiplerin hem dünyada rezil olacakları hem de ahiretlerinin bittiği ve onlara hiç bir şekilde de yardım edilmeyeceği belirtildi. Kim olursa olsun, ister X asır önce yaşamış veya bugün yaşayan her kim bu davranış tarzlarını sergilerse veya sergiledi ise, sonu hüsrandır, Yüce Rabbim bütün bunlara duyarsız değildir ve onlar sonsuza kadar kaybedenlerdir. Onlara tavsiyem de -hadi ölmüş gitmişlerin o şansı yok ama- yaşayanların şimdiden güneş kremlerini biriktirmeleridir, cehennemde ihtiyaç duyacaklar, işe yarar mı? sanmam!
    Sözün kısası, Kuran kendisini muhatap görene hitap eder, gerisi için de

    اَسَاطٖيرُ الْاَوَّلٖينَؕ
    (geçmişlerin masalları)

    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder