8 Mayıs 2022 Pazar

 Bakara 72-73:

  •  Yine bir zamanlar ey israiloğulları, siz bir adam öldürmüştünüz ve suçu birbirinize atıp duruyordunuz. Oysa Allah(cc) sizin örtbas ettiğiniz herşeyi açığa çıkarmaya kadirdir. Biz dedik ki:' Bu prensibi bu gibi çözülmemiş cinayet olaylarının bazılarında uygulayın'. Bu yolla Allah(cc) canları ölümden korur ve Kendi iradesini size gösterir ki, bunu görüp muhakemenizi kullanmayı öğrenesiniz.
    (
    İdribûhu  bi-ba'dibâ tabiri,  kelime  anlamıyla:  “onun bir kısmı  ile  ona  vur”  diye çevrilebilir  —ve  bu  karşılık,  İsrailoğulları'na,  kurban  edilen  sığırın  etinden  bir parça ile  öldürülen adamın cesedine vurmaları emrinin verildiği,  bunun üzerine adamın  mucizevî  olarak  canlanıp  katili  gösterdiği  gibi  gülünç  bir  iddianın  pek çok  müfessir  tarafından  ileri  sürülmesine  neden  olmuştur.  Ne  Kur’an,  ne  Hz. Peygamber'in  herhangi  bir  sözü,  hatta  ne  de  Kitâb-ı  Mukaddes,  bu  son  derece hayalî izaha  en ufak bir ruhsat vermez.  Bu nedenle,  sözkonusu iddia kabul edi­lemez. İdribûhu'dski  hû zamiri müzekker (eril) iken nefs ismi (ki burada “adam” diye  çevrilmiştir)  hakikatte  müennes  (dişil)  isimdir:  Buradan, idribûhu emrinin muhtemelen neföe işaret etmediği sonucu çıkar.  Diğer yandan, d arabe fiili (ke­lime  anlamı  “vurdu”)  çok  sık sembolik veya  mecazî anlamda  kullanılan  bir fiil­dir.  Mesela, darabe fi'l-ard (“yeryüzünde  seyahat  etti”),  veya darabe'ş-şey’ b i’ş-şey’ (“bir şeyi diğer bir şey ile kanştırdı”), ya da d arab e meselen (“benzetme yap­tı” veya “bir kıssa anlattı” yahut “bir tasvir yaptı”) veya ‘alâ darbin vâhidin (“ay­nen uygulandı”  veya  “aynı  şekilde”) veya duribet aleyhim ez-zilleh (“onlar aşa­ğılanmaya  uğradılar”  veya  “onlara  aşağılanma  uygulandı”) ve diğerleri  gibi.  Bü­tün bunları  gözönüne  alarak,  yukarıdaki  Kur’an  paragrafında  görülen idribûhuemrinin “ona” veya  “buna uygula”  diye çevrilmesinin daha  uygun olacağı kana­atindeyim (bu şekildeki bir kullanım ile toplumsal sorumluluk prensibine atıf ya­pılmaktadır). B a'dihâdaki  (“onun  bir  kısmı”) h â müennes  zamiri  ise,  öncesin­deki  en  yakın  müennes  isim  ile  ilgilidir —yani,  öldürülen nefis (kişi)  ile  veya üzerinde (fîhâ)  toplumun  anlaşmazlığa  düştüğü  cinayet  olayının  kendisi  ile. Böylece, idribûhu b i-ba‘d ih â tabirinin en uygun  karşılığı,  “bu  [prensibli bu  gibi [çözümlenmemiş  cinayet  olayllanndan  bazısına  uygulayın”  olmalıdır:  Çünkü, açıktır  ki,  bilinmeyen  şahıs  veya  şahıslar tarafından  işlenen  cinayetteki  toplum­sal sorumluluk prensibi,  bu tür bütün durumlara değil, yalnızca bazılarına tatbik edilebilir.ESED
    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder