Bakara 101-103:
- Onlara Allah(cc) katından ellerindeki hakikatı doğrulayıcı bir elçi gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki gerçeği bilmiyorlarmış gibi, Allah(cc)'ın kitabına sırt döndüler. Ve onlar tutup Süleyman(as)'ın yönetimi sırasında, o dönemin şeytanlarının uydurduğu yalan ve desiselerin peşine takıldılar. Oysa ki, Süleyman(as) küfre sapıp nankörlük yapmadı, aksine o şeytanlar küfre sapıp nankörlük yaptılar, insanlara sihri öğrettiler. Yine babilli iki güç sahibine, Harut ve Marut'a verileni izlediklerini iddaa ettiler. Oysa o ikisi :' Bakın biz balil esaretiyle sınanıyoruz, sakın küfre sapmayın' demedikçe hiç kimseye bir şey öğretmiyorlardı. Fakat Babildeki düzenbazlar bu iki kişiden , kişi ile eşi arasını açacak şeyler öğrendiler. Ne varki, o Babilli düzenbazlar, Allah(cc)'ın izni olmadan hiç kimseye bir zarar veremezlerdi. Ama yine de zarar verip yarar sağlamayan şeyler öğreniyorlardı. Doğrusu onlar, bu türden bir alışverişe giren kimsenin ahirette eli boş kalacağını çok iyi biliyorlardı. Kişiliklerini sattıkları şey ne fenadır, keşke bunu olsun bilselerdi!. Ve onlar hakikate inansalar, ve sorumluluklarının bilincinde olsalardı, Allah(cc) katından kendileri için hayırlı bir ödül alırlardı. Keşke bunu olsun anlayabilselerdi!.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder