2 Mayıs 2022 Pazartesi

 Bakara 61:

  •  Ve yine bir zamanlar, Siz:' Ey Musa(as), Biz bir çeşit yiyecekten bıktık. Rabbine(رَبَّكَ) dua et de bize toprakta yetişen ürünler, sebze, salatalık, sarımsak, mercimek, soğan gibi ürünler çıkarsın' demiştiniz. Musa(as) da:' Daha hayırlı ve onurlu olan durumu daha aşağılık olanla mı değiştirmek istiyorsunuz?  O halde utanç içinde Mısır'a dönün. Orada o istedikleriniz var!' demişti. İşte böylece onlara, alçaklık ve yoksulluk mührü vuruldu ve Allah(cc)'ın gazabına uğradılar. İşte bu onların Allah(cc)'ın mesajlarını inkar etmeleri ve haksız yere peygamber öldürmelerinden dolayı idi. Bütün bunların asıl sebebi ise, isyankarlıkları ve taşkınlık yapmalarıydı.
    (
    İsrail Oğulları’nın burada dile getirdikleri ta-lep, günah olan bir talep değildi. Fakat, “Rabbin” demekle,  âdeta  ve  halâ  bir  inkâr  sergiliyorlardı. İkinci  olarak,  yerleşip  medenî  bir  hayata  ka-vuşmanın  hususiyetleri  çok  daha  başka  olduğu ve  onların  da  bu  hususiyetlere  uygun  taleplerde  bulunmaları  gerektiği  halde,  âdeta  ve  halâ  Mısı-r’daki kölelik hayatlarına bir arzu izhar etmiş ve hürriyetin,  bağımsız  bir  toplum  olmanın  kadrini  idrakten  daha  çok  uzakta  bulunduklarını  ortaya  koymuş oluyorlardı. Bu taleplerinin hemen arka-sından, Kur’ân-ı Kerim’in onlar yerleşik bir top-lum haline geldikten, hattâ kendileri için o zaman va’dedilmiş  ülke  olan  Filistin’e  yerleşip,  Hz.  Da-vud ve Hz. Süleyman (aleyhimesselâm) zamanla-rında çok büyük bir mülke ulaşmış bulunduktan sonra bile zihnen, ruhen ve manen kölelik günle-rine  döndüklerini,  neticede  işledikleri  cinayetleri,  zulümleri  nazara  vermesi,  kavmin  özelliklerini  anlamak ve bedevîlikle medenîliğin farklarını gör-me açısından çok önemlidir. Ayrıca âyet, Allah’ın gazabına uğradıklarını belirtmekle, Fâtiha Sûresi-’ndeki gazaba uğrayanlar ifadesine telmihte bu-lunmakta, âdeta onu tefsir etmektedir.
    Burada bir karşılaştırma yapma açısından, Hz. İsa’nın havarilerinin yine “Rabbin” tabirini kul-lanarak Hz. İsa’dan benzer bir talepte bulunduk-larına, fakat onların, arzın bitirdiklerinden değil de semavî bir sofra istemelerine (Mâide Sûresi/5: 112) dikkat çekilebilir.AÜ

    Yani,  “Özgürlüğünüzü, Mısır'daki esaretiniz sırasında yaşadığınız anlamsız rahat­lığa  değişir miydiniz?”  Sina  çölünde  dolaşıp durdukları sıralarda  pek çok Yahu­di,  Tevrat'ta açıkça ifade edildiği  üzere  (Sayılar,  xi),  Mısır'daki hayatlarının  nisbî güvenliğini  özlemle anıyorlardı.  Ve  zaten yukarıdaki Kur’an pasajının bir sonra­ki  cümlesinde  Hz.  Musa'nın  ona İmada bulunmasından da bu  anlaşılmaktadır.ESED

     Zımnen:   Allah'ın   lutfuyla   kendilerini   soykırımdan kurtarıp  türlü nimetler veren Al­lah'a şükredecekleri yerde,  "Hani bunun  soğa­nı,  sarımsağı?"  demeye başladılar. MI



    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder