Bakara 61:
- Ve yine bir zamanlar, Siz:' Ey Musa(as), Biz bir çeşit yiyecekten bıktık. Rabbine(رَبَّكَ) dua et de bize toprakta yetişen ürünler, sebze, salatalık, sarımsak, mercimek, soğan gibi ürünler çıkarsın' demiştiniz. Musa(as) da:' Daha hayırlı ve onurlu olan durumu daha aşağılık olanla mı değiştirmek istiyorsunuz? O halde utanç içinde Mısır'a dönün. Orada o istedikleriniz var!' demişti. İşte böylece onlara, alçaklık ve yoksulluk mührü vuruldu ve Allah(cc)'ın gazabına uğradılar. İşte bu onların Allah(cc)'ın mesajlarını inkar etmeleri ve haksız yere peygamber öldürmelerinden dolayı idi. Bütün bunların asıl sebebi ise, isyankarlıkları ve taşkınlık yapmalarıydı.
(
İsrail Oğulları’nın burada dile getirdikleri ta-lep, günah olan bir talep değildi. Fakat, “Rabbin” demekle, âdeta ve halâ bir inkâr sergiliyorlardı. İkinci olarak, yerleşip medenî bir hayata ka-vuşmanın hususiyetleri çok daha başka olduğu ve onların da bu hususiyetlere uygun taleplerde bulunmaları gerektiği halde, âdeta ve halâ Mısı-r’daki kölelik hayatlarına bir arzu izhar etmiş ve hürriyetin, bağımsız bir toplum olmanın kadrini idrakten daha çok uzakta bulunduklarını ortaya koymuş oluyorlardı. Bu taleplerinin hemen arka-sından, Kur’ân-ı Kerim’in onlar yerleşik bir top-lum haline geldikten, hattâ kendileri için o zaman va’dedilmiş ülke olan Filistin’e yerleşip, Hz. Da-vud ve Hz. Süleyman (aleyhimesselâm) zamanla-rında çok büyük bir mülke ulaşmış bulunduktan sonra bile zihnen, ruhen ve manen kölelik günle-rine döndüklerini, neticede işledikleri cinayetleri, zulümleri nazara vermesi, kavmin özelliklerini anlamak ve bedevîlikle medenîliğin farklarını gör-me açısından çok önemlidir. Ayrıca âyet, Allah’ın gazabına uğradıklarını belirtmekle, Fâtiha Sûresi-’ndeki gazaba uğrayanlar ifadesine telmihte bu-lunmakta, âdeta onu tefsir etmektedir.
Burada bir karşılaştırma yapma açısından, Hz. İsa’nın havarilerinin yine “Rabbin” tabirini kul-lanarak Hz. İsa’dan benzer bir talepte bulunduk-larına, fakat onların, arzın bitirdiklerinden değil de semavî bir sofra istemelerine (Mâide Sûresi/5: 112) dikkat çekilebilir.AÜ
Yani, “Özgürlüğünüzü, Mısır'daki esaretiniz sırasında yaşadığınız anlamsız rahatlığa değişir miydiniz?” Sina çölünde dolaşıp durdukları sıralarda pek çok Yahudi, Tevrat'ta açıkça ifade edildiği üzere (Sayılar, xi), Mısır'daki hayatlarının nisbî güvenliğini özlemle anıyorlardı. Ve zaten yukarıdaki Kur’an pasajının bir sonraki cümlesinde Hz. Musa'nın ona İmada bulunmasından da bu anlaşılmaktadır.ESED
Zımnen: Allah'ın lutfuyla kendilerini soykırımdan kurtarıp türlü nimetler veren Allah'a şükredecekleri yerde, "Hani bunun soğanı, sarımsağı?" demeye başladılar. MI
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder