- (Ve İbrahim (as) şöyle dua etti):' Rabbim, bana salihlerden olacak bir evlat nasip et'. Biz de, (duasına icabetle) ona, ağır başlı, yumuşak ve sabırlı bir oğul müjdeledik. Çocuk büyüyüp, yanında çalışıp çabalayacak yaşa gelince :' Oğlum, (bir kaç gündür) rüyamda seni kurban ederken (أَنِّي أَذْبَحُكَ) görüyorum. Ne dersin, bir düşün bakayım'. Oğlu tereddutsuz cevap verdi:' Babacığım, sana ne emrediliyorsa, onu yerine getir. İnşallah beni, (Allah(cc)'ın emrine itaat hususunda) sabredenlerden bulacaksın'.
İkisi de Allah(cc)'ın emrine tam manasıyla teslim olmuştu. İbrahim(as), çocuğu sağ şakağı üzerine yere yatırdı. ' Ey İbrahim(as)' diye seslendik. ' Hiç şüphesiz, (rüyanda aldığın emre) itaatin gerektirdiği sadakati göstermiş bulunuyorsun. (artık oğlunu kurban etmek zorunda değilsin)'. İşte Biz, sorumluluk bilinci ile, dengeli ve tutarlı davranış sergileyenlere, yaptıklarının karşılığını böyle veririz.
Bu gerçekten büyük bir imtahandı. Neticede, ona oğluna bedel, çok büyük bir kurbanlık lütfettik.
Kıyamete kadar gelecek nesiller arasında ona güzel bir nam bıraktık.
Selam olsun İbrahim(as)'e.
(
Mevcut Kitab–ı Mukaddes nüshaları her ne kadar Hz. İbrahim’e kurban etmesi emrolunan oğlun Hz. İshak (a.s.) olduğunu kaydediyorsa da (Tekvin, 22: 2), Kur’ân’dan açıkça ve Kitab–ıMukaddes’in daha başka ifadelerinden anlaşılan, onun Hz. İsmail (a.s.) olduğudur. Kur’ân, yuka-rıda geçen 101’inci ve Enbiyâ Sûresi/21: 85’inci âyetlerde bu oğlu ağır başlı, yumuşak ve sabırlıolarak nitelerken, Hz. İshak’ı ise âlim bir oğul olarak takdim buyurmaktadır (Hıcr Sûresi/15: 53). Dolayısıyla, Hz. İbrahim’e kurban etmesi emrolunan oğlun “ğulâm-ı halîm (ağır başlı, sabırlı)” oğul Hz. İsmail olduğu açıktır. Hz. İshak, doğum yapma dönemini çoktan aştığı bir zamanda Hz. Sâre’denolurken (Hûd Sûresi/11: 71–72; Kitab-ı Mukaddes, “Tekvîn”, 21), Hz. İsmail ise Hz. Hacer’den doğmuş ve Cenab-ıAllah’ın emri üzerine babası Hz. İbrahim (a.s.) tarafından annesiyle birlikte Mekke’de bıra-kılmıştır. İşte Hz. İbrahim’in oğlunu kurban teşebbüsü, Mekke’de hac dönemi kurbanların kesildiği Mina bölgesinde cereyan etmiştir.Kitab–ı Mukaddes’in Hz. İbrahim’e oğlu Hz. İshak’ı kurban etmesiyle ilgili emri ifade eden cümlesi (“Şimdi oğlunu, sevdigin yegâneoğlunu, İshak’ı al...” Tekvîn, 22: 2), daha başka pek çok cümlesiyle çelişmektedir. Bir defa söz konusu cümledeki yegâne oğlunu ifadesi, bu emir Hz. İbrahim’e geldiğinde, O’nun oğul olarak sadece Hz. İshak’a sahip bulunduğunu gösterir. Öte yandan, Tekvin, 21: 5’e göre ise, Hz. İshak doğduğunda Hz. İbrahim 100 yaşın-da idi; Tekvin, 16: 16’ya göre ise Hz. İsmail, Hz. İbrahim 86 yaşında iken doğmuştur. Bu durumda, Hz. İshak doğduğunda Hz. İsmail 14 yaşında idi ki, Tekvin 22: 2’nin iddiasına göre Hz. İbrahim’e oğlu Hz. İshak’ı kurban etme emri geldiğinde, O’nun oğlu olarak sadece Hz. İshak’ın bulunmuş olması mümkün değildir. Dolayısıyla, Hz. İbrahim’e “yegâne oğlu”nu kur-ban etmesi için gelen emrin Hz. İsmail hakkında olduğu açıktır; çünkü, Hz. İbrahim’in yegâne oğlundan bahsetmek, Hz. İshak’tan 14 yıl önce doğan Hz. İsmail için mümkündür. Şu halde, Tekvin 22: 2 cümlesinde yegâne oğlun ifadesin-den sonra gelen İshak’ın sonradan bir ekleme olduğu anlaşılmaktadır. Kur’an’da aşağıda gele-cek 112’nci âyet de, Hz. İshak’ın Hz. İbrahim’in, oğlu İsmail’i kurban etme teşebbüsünden sonra doğduğunu açıkça belirtmektedir.Kaldı ki, eğer kurban edilecek çocuk Hz. İshak olmuş olsaydı, bunun en azından Yahudilik’te bir anısı olurdu, bir hatırası yaşatılırdı. İslâm’da ise kendisine verilen önemle Kurban ibadetinin ve Kurban Bayramı’nın olması bile, kurban edilecek çocuğun Hz. İsmail olduğuna tarihî bir delildir.AÜ.
Rüyasını gerçekleştirmişti, çünkü rüyada "kurban etmiş halde" değil "kurban ediyorken" görmüştü. Amaç oğlunu kurban etmesi değil, Allah'a teslimiyetinin sınanmasıydı ve sınavdan alnının akıyla çıkmıştı. Hz. İbrahim bir "trajik kahraman" değil, tam teslim olmuş bir mü'mindi. Mİ.
)
26 Temmuz 2020 Pazar
Saffat 100-109:
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder