30 Temmuz 2020 Perşembe

Saffat 139-144:
  •  Kuşkusuz, Yunus(as) da elçilerimizden birisiydi.Hani O, sahibinden kaçmış bir köle(أَبَقَ) gibi, vazife mahallinden ayrılmış ve ağzına kadar dolu gemiyle kaçmıştı. Ve sonra, kur'a çekilmiş ve O kaybedenlerden olmuştu.(Ve sonra onu denize atmışlar) ve O derin bir pişmanlık ile kıvranırken, büyük bir balık tarafından yutulmuştu. Şayet Allah(cc)'ı çok zikreden kullardan olmamış olsaydı, ta mahşere kadar o balığın karnında kalırdı (orası ona mezar olurdu).
    (
    Yani, Allah tarafından kendisine emanet edilen görevi terk etmişti (bkz.  Hz. Yu- nus'un kıssasının ilk bölümünü  anlatan sûre 21,  not 83) ve böylece,  Kitâb-ı Mu- kaddes'in sözleriyle (Yunus'un Kitabı i, 3 ve  10)  “Tannnın mevcudiyetinden/var­lığından kaçma” günahını işlemişti. İbâ k masdar ismi (ebeha fiilinden türetilmiş­tir),  ilk  anlamıyla,  “kölenin efendisinden kaçması”nı  ifade eder.  Burada Hz.  Yu­nus'un  “kaçak bir köle gibi kaçıp uzaklaşmasından söz edilmektedir,  çünkü  o, -Allah'ın Elçisi olduğu  halde- şiddetli bir öfkenin baskısıyla görevini terk etmiş­ti.  Arkasından  gelen  “yüklü  gemi”  ifadesi,  Hz.  Yunus kıssasının en önemli  tem­silî kısmına atıf yapmaktadır.  Gemi bir fırtınaya yakalanmış ve batma  tehlikesiy­le  karşı  karşıya  kalmıştı;  gemiciler  bu  durum  karşısında  “arkadaşlarına,  gelin kur'a  çekelim  ki  kimin  yüzünden  bu  felaketin  başımıza  geldiğini  anlayalım de­diler"  (Yunus'un Kitabı  i,  7).  Hz.  Yunus da  bu yöntemi kabul  etti.ESED.
    Hz.  Yunus'un  “büyük balığı”nın Kur’an'da  açıkça geçtiği  üç yerde de  (yukarıda­ki  ayette ve 68:48'de el-hût olarak,  21:87'de  ise en-nûn olarak) el belirtme  takı­sı  kullanılmıştır.  Bunun  sebebi  muhtemelen  şudur:  Hz.  Yunus  kıssası  o  kadar meşhurdu  ki  “büyük balık” temsiline yapılan her değinme kendi kendini açıkla­yıcı  (self-explanatory)  bir  özellik  taşıyordu.  Hz.  Yunus'u  yutan  balığın  içi, 21:87'de  sözü  edilen  manevî  çöküntünün  derin  karanlığım  sembolize  etmekte­dir:  Peygamberlik görevinden ve  böylece,  “Tanrı'mn mevcudiyetinden”  “bir kö­lenin kaçışı gibi  kaçması”nın bunalımı.  Bu  arada,  kıssanın,  “insanlın]  zayıf yara­tılmış”  olması sebebiyle (4:28) peygamberlerin bile insan tabiatında mevcut olan zaaflardan  uzak  kalamadıklarını  göstermek istediği  söylenebilir.ESED.
    Ebeka, "köle efendisinden kaçtı" anlamına ge­lir (Lisân). Hz. Yûriüs'un görev yerini izinsiz terk edişine  atıf  yapan  bu  pasaj,  peygamberlerin  de  kendi  iç  dünyalarında  büyük  bir  mücadele  ver­diklerini ifade eder.  Son tahlilde,  onlara mükem­mellik atfeden her düşünceyi red amacı taşır. Mİ.

    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder