- Kuşkusuz, Yunus(as) da elçilerimizden birisiydi.Hani O, sahibinden kaçmış bir köle(أَبَقَ) gibi, vazife mahallinden ayrılmış ve ağzına kadar dolu gemiyle kaçmıştı. Ve sonra, kur'a çekilmiş ve O kaybedenlerden olmuştu.(Ve sonra onu denize atmışlar) ve O derin bir pişmanlık ile kıvranırken, büyük bir balık tarafından yutulmuştu. Şayet Allah(cc)'ı çok zikreden kullardan olmamış olsaydı, ta mahşere kadar o balığın karnında kalırdı (orası ona mezar olurdu).
(
Yani, Allah tarafından kendisine emanet edilen görevi terk etmişti (bkz. Hz. Yu- nus'un kıssasının ilk bölümünü anlatan sûre 21, not 83) ve böylece, Kitâb-ı Mu- kaddes'in sözleriyle (Yunus'un Kitabı i, 3 ve 10) “Tannnın mevcudiyetinden/varlığından kaçma” günahını işlemişti. İbâ k masdar ismi (ebeha fiilinden türetilmiştir), ilk anlamıyla, “kölenin efendisinden kaçması”nı ifade eder. Burada Hz. Yunus'un “kaçak bir köle gibi kaçıp uzaklaşmasından söz edilmektedir, çünkü o, -Allah'ın Elçisi olduğu halde- şiddetli bir öfkenin baskısıyla görevini terk etmişti. Arkasından gelen “yüklü gemi” ifadesi, Hz. Yunus kıssasının en önemli temsilî kısmına atıf yapmaktadır. Gemi bir fırtınaya yakalanmış ve batma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı; gemiciler bu durum karşısında “arkadaşlarına, gelin kur'a çekelim ki kimin yüzünden bu felaketin başımıza geldiğini anlayalım dediler" (Yunus'un Kitabı i, 7). Hz. Yunus da bu yöntemi kabul etti.ESED.
Hz. Yunus'un “büyük balığı”nın Kur’an'da açıkça geçtiği üç yerde de (yukarıdaki ayette ve 68:48'de el-hût olarak, 21:87'de ise en-nûn olarak) el belirtme takısı kullanılmıştır. Bunun sebebi muhtemelen şudur: Hz. Yunus kıssası o kadar meşhurdu ki “büyük balık” temsiline yapılan her değinme kendi kendini açıklayıcı (self-explanatory) bir özellik taşıyordu. Hz. Yunus'u yutan balığın içi, 21:87'de sözü edilen manevî çöküntünün derin karanlığım sembolize etmektedir: Peygamberlik görevinden ve böylece, “Tanrı'mn mevcudiyetinden” “bir kölenin kaçışı gibi kaçması”nın bunalımı. Bu arada, kıssanın, “insanlın] zayıf yaratılmış” olması sebebiyle (4:28) peygamberlerin bile insan tabiatında mevcut olan zaaflardan uzak kalamadıklarını göstermek istediği söylenebilir.ESED.
Ebeka, "köle efendisinden kaçtı" anlamına gelir (Lisân). Hz. Yûriüs'un görev yerini izinsiz terk edişine atıf yapan bu pasaj, peygamberlerin de kendi iç dünyalarında büyük bir mücadele verdiklerini ifade eder. Son tahlilde, onlara mükemmellik atfeden her düşünceyi red amacı taşır. Mİ.
)
30 Temmuz 2020 Perşembe
Saffat 139-144:
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder