5 Temmuz 2020 Pazar

Enam 158-159:
  •  Onlar neyi bekliyorlar? Meleklerin inmesini mi?  Rabbinin azabının gelmesini mi? veya Rabbinin (haber verdiği helak) alametlerinin ortaya çıkmasını mı? Ama bu alametlerin ortaya çıktığı gün, eğer daha önce iman etmedilerse veya imanları bir iddaadan ibaret kalıp onda hiç bir hayra ulaşmadı ise ona fayda vermez. De ki:' Bekleyin bakalım, biz de bekliyoruz (göreceğiz kim doğru, kim eğri)'.
    Dinlerini paramparça edip, fırkalara taraftar olanlara gelince; Senin onlar için yapabileceğin bir şey yok. Onların işi Allah(cc) kalmıştır ve sonunda Allah(cc) onların yaptıklarının hesabını soracaktır.
    (
     Lafzen,  “imanıyla bir iyilik kazanmamış olan”:  böylece,  iyi işler yapmaya yol  aç­mayan  iman  burada  hiç  iman  sahibi  olmamakla  eş  değerde  tutulmaktadır  (Zemahşerî).ESED.

    Bir hadis meali: “Güneş battığı yerden doğmadıkça kıyamet kopmaz. Güneş battığı yerden doğduğu zaman, bütün insanlar toptan iman edecekler. Fakatişte o gün,  daha  önce  iman  etmiş  veya  imanında  bir  hayır  kazanmış  olmayan  hiçbir kimseye imanı asla fayda vermez.”SY.

    Lafzen:  "imanıyla bir iyilik ortaya koyma­mış".  Eyleme  dönüşmemiş,  sahibinin  yüreği­ne  yük  olan  iktidarsız  bir  iman  kastediliyor.MI.

    Bu  âyeti  gayr-i  müslimler hakkında  düşünen âlimler  yanında, müslümanlar  arasında  çıkan  bid‟at fırkalarını kapsayacağını  düşünenler  de  vardır.  Âyet,  dinin  hükümlerinin  bir  kısmına inanmayan ve böyle bir parçalanmadan ileri gelen fırkalara da şamildir. Fakat dinin kesin hükümlerini inkâr etmeyen muteber içtihad, fıkhî mezhep, tasavvufî meşreb veya uygulamada ortaya çıkan dini hizmet gruplarını bu âyeti ileri sürerek mahkûm etmek, bu âyeti yanlış anlamak olur. Onun için müfessir İbn Kesir: “Zahir olan odur ki  âyet;  Allah‟ın  dininden  ayrılan  ve  ona  muhalif  olanlar  hakkındadır”  diye uyarmaktadır.SY.

    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder