- Kim yapılması gerekeni dengeli ve tutarlı bir şekilde yapar ve Allah(cc)'ın huzuruna bununla gelirse, yaptığının on katıyla mükafatlandırılır. Kim de bir kötülükle gelirse, onun birebir karşılığını görür ve en küçük bir haksızlık yapılmaz.
De ki: 'Rabbim beni, doğru yola, İbrahim(as)'ın dimdik ayakta duran,batıldan uzak, tamamen hakka yönelmiş tevhid dinine iletti. O asla müşriklerden olmamıştı'.
Ayrıca, şunu da ekle:' Benim namazım da, ibadetlerim de, hayatım da, ölümüm de Allah(cc)'a aittir. O'nun eşi ortağı yoktur. Bana verilen emir odur. O'na ilk teslim olan da benim'.
(
Allah Teâlanın tevhidin atası olan ve her zaman gerçek inancın temsilcisi olan Hz. İbrâhim (a.s.)‟ın dinini zikretmesi düşündürücüdür. Kendisine Yahudi, Hıristiyan adlarını takanlar da, Arap müşrikleri de Hz. İbrâhim‟e tam bir saygı ve bağlılık gösteriyorlardı. Bu âyet Hz. Muhammed‟in, Hz. İbrâhim‟in dâvetini yenilemekten başka bir şey yapmadığını, dolayısıyla ona mensup olmayı şeref saydığını göstermekte ve diğer din mensuplarını da Hz. İbrâhim‟e sadık bir mensup olmaya dâvet etmektedir.SY.
)
6 Temmuz 2020 Pazartesi
Enam 160-163:
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder