Sebe 7-8:
- Buna karşılık, küfürde saplanıp kalmış olanlar (alaylı bir şekilde) derler ki:' Siz ölüp tamamen paramparça olduktan sonra, size yeniden yaratılacağınızı iddaa eden bir adam gösterelim mi? --Yalan uydurup onu Allah(cc)'a mı isnad ediyor, yoksa deli mi-- bir türlü anlayamadık!'
Hayır, asla! asıl, Ahirete inanmayanlar, (zihnen ve kalben) azab içinde ve doğru yoldan bütünüyle sapmış ve uzaklaşmış durumdalardır.
(
Lafzen, “uzak bir dalalet içinde”; (dalâl -lafzen, “hata etmek” veya “sapmak”- teriminin Kur’an'da “sapıklık" anlamında kullanılışı için bkz. 12:8 ve 95). Bu ifadenin tertip tarzı, azabın kesin olarak bu dünyada olacağına işaret etmektedir (yukarıda 5. ayette sözü edilen öteki dünyadaki azabın tersine): “sapkınlık” (dalâlet)kavramı öteki dünya ile bağlantılı olarak düşünüldüğünde anlamsız göründüğü halde, insanların mutlak ahlakî değerlere ve bu değerler üzerine bina edilmiş mutlak İlahî yargılara inançlarını kaybetmelerinin kaçınılmaz bir sonucu olan ahlakî ve sosyal çözülme -ve dolayısıyla, bireysel ve sosyal kriz- bağlamında daha anlaşılır hale gelmektedir.ESED
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder