Zuhruf 46-50:
- Nitekim elçilerimizden Musa(as)'ı , delillerimizle birlikte firavun ve ileri gelenlerine gönderdik. Musa(as) onlara :' Ben Alemlerin Rabbinin elçisiyim' dedi. Fakat önlerine mucizevi delillerimizi sununca, hemen onunla alay etmeye başladılar. Halbuki onlara birbirinden büyük mucizevi deliller gelmesine ve belki dönerler diye çeşitli azaplara çarptırılmalarına rağmen, olmadı. Azabı görünce Musa(as)'a: ' Sen ey büyücü!, seninle yaptığı sözleşme hatırına, Rabbine bizim için yalvarıver; kesin artık doğru yola gireceğiz' dediler. Ama azabı kaldırır kaldırmaz hemen sözlerinden döndüler.
(
Önceki ayetlerden konunun gelişi itibariyle, körlere bir şey göstermek, sağıra bir şey işittirmek nerdeyse imkansızdır, onlarla zaman kaybetmeye değmez, peygamber bile olsanız, sizi bilirler ama söylediğinizi kabul etmezler. Hased ve dünyalık çıkarlar sizi firavun ya da onun takipçisi yapar ve artık siz o kör ve sağırlar grubuna girmişinizdir, size her şey nafile! Sıkıştıkları zaman: 'tamam siz doğrusunuz ama..' ile başlayan sözleri demek binlerce yıl hep aynı kalmış, çünkü malzeme aynı; insan!. Bu tür insanlardan hiç bir cacık olmaz! Ey yüce Rabbim!, günümüz firavun ve takipçilerininin de, sonraki ve günümüz insalarına ibretlik olacak şekilde, sonlarını getiriver. Sen herşeye kadirsin.
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder