28 Ocak 2021 Perşembe

 Duhan 17-21:

  • Doğrusu, Biz onlardan önce firavun kavmini de sınamış ve onlara çok seçkin bir elçi göndermiştik.  Elçi, onlara :' Ey Allah(cc)'ın kulları, sözlerime kulak verin! (أَنْ أَدُّوا إِلَيَّ عِبَادَ اللَّهِ) Ben size gönderilen güvenilir bir elçiyim.Sakın Allah(cc)'a baş kaldırmayın, zira ben size apaçık bir delil getiriyorum. Ve bana yaptığınız bütün hakaretlerden(أَن تَرْجُمُونِ) sizin de benim de Rabbim olan Allah(cc)'a sığınıyorum. Ve bana inanmıyorsanız, hiç olmaz ise yolumdan çekilin (bana engel olmayı kesin)' dedi.
    (
    Klasik müfessirlerin büyük çoğunluğu  (mesela  Taberî,  Zemahşerî,  Râzî,  Beydâ-1 vî),  bu  ifadenin  iki  şekilde  anlaşılabileceğine  işaret  ederler:  Ya,  “bana  teslim olun,  ey Allah'ın kulları C ibâd)” şeklinde,  ki Mısırlılar'a (bütün insanlar “Allah'ın kulları”  olduğu  için)  Hz.Musa'nın  kendilerine  tebliğ  etmek  üzere  olduğu  ilahî mesajı  kabul  etmeleri  çağrısını  kasdeder;  yahut  “Allah'ın  kullarını  bana  teslim edin”,  yani  Mısır'da  köle  olarak  tutulmuş  olan  İsrailoğulları'm  şeklinde. ‘İbâdekelimesinin telaffuzunun hem hitap/seslenme halini (münâdâ bih/vocative) hem de  nesne/belirtme (mef'ûl bih/accusative)  halini  kapsıyor olması,  bu  her iki yo­rumu  da mümkün  kılmaktadır.ESED

    Bence, birinci yorum daha doğru, zira devamında -ben size gönderilmiş bir elçiyim- diyor. Başka bir çok surede, Musa(as)'ın Firavun ve kavmine gönderildiği defalarca belirtilmişti. Dolayısıyla, -Ey Allah(cc)'ın kulları mısırlılar! bana teslim olun, kulak verin- şeklinde bir çeviri daha gerçekçi geliyor.

    Lafzen,  “beni  taşlamanızdan.” Racem e fiilinin  hem  “taşlama/taş  atma”  şeklinde­ki maddî anlamda,  hem de “laf atma”  yahut “hakaret etme”  şeklinde mecazî an­lamda  kullanıldığı  gözönünde  tutulmalıdır.ESED


    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder