Zuhruf 11-14:
- Gökten belli bir ölçüye göre su indiren de O'dur. Neticede, o su ile ölü toprağa hayat veriyoruz. İşte kabirlerinizden de bu şekilde hayat verilmiş olarak çıkarılacaksınız. Çift çift bütün varlık türlerini(الْأَزْوَاجَ) yaratan da O'dur, sizin için (denizlerde) gemilerden, (karada da) ehli hayvanlardan binekler var eden de. Onlara rahatça binip yerleşesiniz ve üzerlerine binip yerleştiğinizde, Rabbinizin nimetini hatırlayarak şöyle diyesiniz:' Her türlü kusur ve yakışıksız nitelemelerden münezzehtir O Allah(cc)' ki, bu bineği bizim faydamıza verdi, yoksa biz böyle bir şeye muvaffak olamazdık. Ve şüphesiz biz, sonunda mutlaka Rabbimize döneceğiz'.
(
Lafzen, “bütün çiftleri.” Bazı müfessirler, ezvâc terimini bu bağlamda “türler” ile eş anlamlı görmüşlerdir (Beğavî, Zemahşerî, Beydâvî, İbni Kesîr): Yani, yukarıdaki ifadeyi, Allah her türlü eşyayı, varlığı ve olguyu yaratandır anlamında almışlardır. Diğerleri (mesela Taberî), bu ifadede bütün varlıklar evreninde aşikar olan çift-kutupluluğa bir atıf görür. İbni ‘Abbâs (Râzî tarafından nakledildiğine göre) bunun genelde “tatlı ve acı, beyaz ve siyah, dişi ve erkek” gibi karşıtlıkla- n ve genelde karşıtlık kavramını gösterdiği kanaatindedir. Râzî buna bir ilavede bulunur ve varlıklar âlemindeki her şeyin “yüksek ve alçak, sol ve sağ, ön ve arka, geçmiş ve gelecek, varlık ve sıfat vb. gibi” bir tamamlayıcıya sahip olduğunu, oysa Allah'ın -yalnız O'nun- benzersiz olduğunu ve “karşıt” veya “benzer” veya “tamamlayıcı” olarak tanımlanabilecek her şeyden uzak bulunduğunu söyler. Bu nedenle, yukarıdaki cümle, “Hiçbir şey O'na denk tutulamaz” ifadesinin (112:4) bir yankısıdır.ESED
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder