10 Eylül 2022 Cumartesi

 Bakara 282-283:

  •  Ey iman edenler, ne zaman bir vade ile borç verir veya borç alırsanız onu yazı ile tesbit edin, içinizden bir yazıcı onu tarafsız olarak kaydetsin. Ve hiç bir yazıcı, onu Allah(cc)'ın öğrettiği gibi yazmayı reddetmesin, öylece olduğu gibi yazsın. Borçlanan taraf taahüdünü kaydettirsin. Allah(cc)'a, Rabbine karşı sorumluluğunun bilincinde olsun ve taahhüdünden bir şey eksiltmesin. Ve eğer borç altına girenin akli veya bedeni bir zaafiyeti varsa, veya kendisi işlemi kaydettirebilecek durumda değilse, onun menfaatini kollamakla görevli olan kimse, onu tarafsız olarak kaydetsin. Ve içinizden iki erkek şahit tutun. Ve eğer iki erkek bulunmassa, kabul edebileceğiniz kimselerden bir erkek ve iki kadın sahit tutun ki, eğer biri unutursa diğeri hatırlayabilsin. Ve şahitler çağrıldıklarında şahitlik yapmayı reddetmesinler. Küçük olsun büyük olsun, her anlaşma maddesini vade tarihi ile yazmaya üşenmeyin. Bu Allah(cc) nazarında daha adil, kanıtlanma açısından daha güvenilir ve sonra sizi şüpheye düşmekten alıkoymakta daha uygundur. Ama eğer aranızdaki muamele, birbirinize hemen devredeceğiniz hazır mallar ile ilgili ise, onu yazmamanızda sizin için bir mahsur yoktur. Ve birbirinizle bir alışveriş yapacağınız zaman da bir şahit bulundurun, ancak bundan ne yazıcı ne de şahit bir zarar görmesin. Eğer onlara zarar verici bir iş yaparsanız unutmayın ki bu sizin için günahkarca bir davranış olacaktır. Allah(cc)'a karşı sorumluluk bilincinde olun, zira sizi bu yolla eğiten Allah(cc)'tır ve Allah(cc) herşeyin tüm bilgisine sahiptir.
    Eğer seyahatte iseniz ve bir yazıcı bulamassanız, alınmış taahhütler/rehinler ile yetinebilirsiniz.Ancak birbirinize güveniyorsanız, kendisine güven duyulan, bu güvene uygun davransın, ve Allah(cc)'a, Rabbine karşı sorumluluğunun bilincinde olsun. Ve şahit olduğunuz şeyi gizlemeyin. Zira onu gizleyen kalben vebal altındadır. Ve Allah(cc) yaptığınız her şeyin tüm bilgisine sahiptir.
    (
     Bir  erkek  şahidin  yerine  iki  kadının  ikame  edilmesi  hükmü,  kadının  ahlakî ve­ya  aklî melekeleri  ile  ilgili bir husus  değildir:  Bu  farklılık,  genel  olarak kadınla­rın  ticarî  usullere  erkeklerden  daha  az  aşina  olmaları  ve  bu  nedenle  bu  konu­larda hata yapmaya daha yatkın olabilmeleri gerçeğinden dolayıdır.ESED

    Bu  ibare  öyle  sanıldığı  gibi  iki  kadını  bir  erkeğe  denk  saymak  değildir.  Âyet  haksızlığı  önleyip  adaleti  sağlama  konusundaki  titizlikle  alâkalıdır.  Bu,  kadının  ticaret  ve  ticari  anlaş­malar  konusundaki  bilgisizliğinden  kaynakla­nabilecek  muhtemel  hataları  önleyici  bir  ted­birdir.  Zaten  tadille,  "unutma,  yanılma,  şaşır­ma,  haktan  sapma"  anlamlarının  tümüne  bir­den  gelir.   Sözgelimi  iki  kadından  biri  unut-muşsa,  doğal  olarak  şahit  ikiden teke  düşecek,  sonuçta  şahitlik  yapan  iki  kadın  değil  tek  ka­dın olacaktır.  Kur'an bire iki  oranını şahitlikte nisap olarak belirlemez. Zira Nisa  15 ve Nûr 4¬ 8'de  zina   dâvasında  cinsiyete  bakılmaksızın  dört  şahit  istenir.  Talak  2'de  boşanma  için  iki  şahit  istenir.  Hatta  âdil  yargılamayı  sağlamak  için  bazı  durumlarda  erkeğin  değil,  sadece  ka­dının  şahitliği  kabul  edilir.  Bunların hiç  birin­de  de  cinsiyet  belirtilmez.  Burada  da  maksat  şahitlik  yapacak  kimsenin  cinsiyeti  değil,  hat­ta  şahitlik  bile   değil,   vadeli  borçlanmalarda  mağduriyeti   önlemektir.   Borç   vermeyi   aşırı   teşvik eden vahyin verilen borçların tahsili ko­nusunu  ihmal  etmesi  düşünülemezdi.  MI

     Bu âyet Kur'an'ın en uzun âyetidir.  "Deyn  âyeti"  veya  "Müdâyene âyeti"  olarak isimlen­dirilir.  Sanki bunda, gelecek çağların en büyük probleminin  ekonomik   alanda  olacağına  bir  işaret  vardır.  İbn  Abbas'tan  rivayetle  İbn  Ke-sir'de yer alan kayda göre bu âyet faiz yasağın­dan  sonra  henüz  olmamış  hurmaları  daha  da-lmdayken satın alma yoluyla gerçekleşen tica­ri  akde  izin veren  âyettir. MI



    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder