21 Eylül 2022 Çarşamba

 Enfal 15-18:

  •  Ey iman edenler toplu olarak hakikatı inkarda direnenlerle karşılaştığınızda, arkanızı dönüp kaçmayın. Savaş takdiği olarak düşmanı vurmak için geri çekilme, veya diğer bir birliğe katılmak durumları hariç, böyle bir günde kim arkasını döner giderse, mutlaka o Allah(cc)'tan bir gazaba uğrayacak ve varacağı yer de cehennem olacaktır. Orası ne kötü bir varılacak yerdir!. Onları siz öldürmüyorsunuz, velakin onları Allah(cc) öldürüyor. (oklarınızı) attığınızda da atan siz değildiniz, Allah(cc)'tı. Zira , O müminlerdeki en güzel potansiyeli ortaya çıkarmak için böyle yaptı. Nitekim, Allah(cc) her şeyi işiten ve her şeyi bilendir. İşte bu her zaman böyledir. Allah(cc) inkarda direnenlerin tuzaklarını hep boşa çıkarır.
    (
    Bazı  rivayetlere  göre,  savaş  başlarken  Hz.  Peygamber yerden bir  avuç  kum-ça- kıl  ya  da  toprak  alarak  düşman  tarafına  doğru  savurdu,  bununla  sembolik  ola­rak onların yaklaşan felaketlerini işaret etmiş oluyordu.  Ne var ki,  bu kabil riva­yetlerin  hiç birisi, Hadis ilminin geçerli ölçüleriyle  “sahih”  (güvenilir)  olarak  ta­nımlanan  standart  sıhhat  derecesini  göstermedikleri  gibi,  yukarıdaki  ayete  de tatminkar  bir  açıklama  getirmemektedirler  (bkz.  İbni  Kesîr'in  bu  ayetle  ilgili açıklaması.  Keza MenârlX, 620 vd.). Ra mâ (lafzen,  “attı” ya da “fırlattı”) fiili “ok atmak” yahut  “mızrak/kargı vb.  atmak”  anlamına da geldiğine göre,  bu ayet Hz. Peygamber'in  aktif olarak savaşa  katıldığına  işaret  sayılabilir.  Bir başka  yoruma göre,  bu,  Hz.  Peygamber'in  ashabıyla  birlikte gösterdikleri  büyük  cesaret  ve yi­ğitlik sayesinde düşmanlarının kalplerine  “korku salmalan”  olarak da  anlaşılabi­lir.  Hangi açıklama tarzı benimsenirse benimsensin, yukandaki ayet,  Müslüman­ların,  kendilerinden  çok  kalabalık  ve  çok daha  iyi  teçhiz  edilmiş  Kureyş  ordu­suna  karşı  elde  ettikleri  zaferi  yalnızca  Allah'ın  yardım ve  inayetine  borçlu  ol­duklarını  işaret  etmekte  ve  bütün  zamanlar  için  müminleri,  (ayetin  devamında sözü geçtiği gibi,  bir “sınav” olmak üzere ulaştırıldıkları) başarıları kendilerinden bilip  yersiz  bir biçimde gurura kapılmamalan yönünde uyarmaktadır.ESED


    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder