7 Eylül 2022 Çarşamba

 Bakara 275-276:

  •  Faiz yiyenler, şeytanın çarptığı kişi gibi davranırlar. Çünkü onlar :' Alış-veriş te bir tür faizdir' derler. Halbuki, Allah(cc) alış-verişi helal, faizi haram kılmıştır. Dolayısıyla, kim Rabbinin öğüdünü dinler ve faizden hemen vazgeçerse, evvelki kazançlarını koruyabilir ve onun hakkında karar vermek Allah(cc)'a kalır. Faize geri dönenler gelince; içinde süresiz kalacakları ateşe mahkum olanlar işte böyleleridir. Allah(cc) faizli kazançları bereketten mahrum eder, ama karşılıksız yardımları kat kat arttırarak bereketlendirir. Allah(cc) inatçı nankörleri ve günahta ısrar edenleri sevmez.
    (
    Ribâ (“faiz”)  kavramı  ile  ilgili  bir  tartışma  için  bkz.  nüzul  sırasına  göre  bu  teri­min ilk defa  kullanıldığı 30:39, not 35. R ibânın yasaklanması konusunu ele alan bu  pasajın  Hz.  Peygamber'e inen  son vahiylerden  olduğuna  inanılmaktadır.  Fa­iz  konusu,  mantıksal  olarak,  karşılıksız yardım  konusunu  ele  alan  önceki  uzun pasaj  ile  bağlantılıdır.  Çünkü  ilki,  ahlakî  olarak  İkincisinin  tam  zıddıdır:  — ger­çek  yardım,  herhangi  bir  maddî  karşılık  beklemeksizin  bir  şey  vermeyi  ifade eder;  halbuki  faiz,  borç verenin mukabil  bir emek sarfetmeksizin kazanç  sağla­ma  beklentisine  dayanmaktadır.ESED

     Kur'an  faizle  borç  para  vereni  akli  dengesi bozuk bir insana benzetmektedir. Başkalarının  emeğini ve  kazancını  yattığı  yer­den  sömüren faizci,  öylesine  bir hırs  ve  isteri­ye tutulmuştur ki,  onun gözünü hiçbir şey  do-yuramaz.  Çünkü  o,  aklıyla  değil  güdüleriyle  hareket  etmektedir. MI

    Riba:  Sözlükte artma,  yükselme,  fazlalaş­ma,  nema,  yükseğe  çıkma,  bedeni  serpilip  ge­lişme  anlamlarına  gelir.  Faiz,  taşan,  kabaran  anlamlarına  gelir.  Aslında  ribaya  "faiz"  den­mesi,  kanaatimizce  19.  yüzyıldaki  buhran  sı­rasında  devletin  riba  ile  borçlanmasına  karşı  oluşacak  dînî  tepkileri bloke  etmek için  düşü­nülmüş  bir  semantik  hile  idi.  Bu  ribalı  borç­lanmanın Osmanlı için  sonun başlangıcı  oldu­ğu  tarihi bir hakikattir.MI

    The Qur'an likens the money-lender to a madman. Just as a madman loses his sense on account of his disordered intellect, so the money-lender is so mad for money-making that he divorces himself from commonsense. He is so senselessly foolish and impudent that he does not mind how his selfishness and greed are cutting at the very root of human love, brotherhood and fellow-feeling, and destroying the common good of mankind. He does not care at all that he is gaining prosperity at the expense of many. That is how he behaves like a madman in this world. In the next world he will rise like a madman at the time of Resurrection, for, in the Hereafter a person will rise in the same condition in which he dies here. ET



    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder