Mümin 53-56:
- Daha önce de, Musa(as)'a Biz hidayetimizi ihsan etmiş, israiloğullarını ilahi kelama varis kılmıştık; Bir hidayet rehberi ve gerçek akıl iz-an sahipleri için bir öğüt,hatırlatma ve talimat kaynağı olan Kitaba.
O halde sabırlı olun!. Allah(cc)'ın vaadi mutlaka gerçekleşecektir. Siz günahlarınız için bağışlanma dileyin(وَاسْتَغْفِرْ لِذَنْبِكَ) ve sabah akşam, Rabbinizi hamd ile tesbih edin.
Allah(cc)'ın mesajlarını hiç bir delili olmadan sorgulayanlara gelince: onların içinde hiç bir zaman tatmin edemeyecekleri bir küstahça kendini begenmişlik ve büyüklük vardır. Öyleyse, siz (onların entrikalarından ve tuzaklarından) Allah(cc)'a sığının! Çünkü herşeyi işiten her şeyi gören yanlız O'dur.
(
Zımnen, “ve işte böyle, vahyimizi Muhammed'e de indirdik.” Bu ifade, 51. ayetin başındaki “Biz, elçilerimizi ve iman etmiş olanlan ... koruyacağız” sözleriyle bağlantılı bulunmakta, böylece, Hz. Musa'yı desteklemiş olan müminin daha önce geçen kıssasının maksadını açıklamaktadır. “Akıl-iz‘ân sahibi olan [İsrailoğul-lanlna” ve bu sayede onların Hz. Musa'nın mesajından ders çıkarabilmelerine yapılan atıf, kuşkusuz, Kur’an'ın izleyicilerine, bu İlahî kelâmın da, “akıl-iz‘ân sahipleri” (ulu'l-elbâb), “düşünen bir halk” (kavmun yetefekkerûrı) ve “akıllarını kullanan bir halk” (k a v m u n y a‘kilûn) için olduğunu hatırlatmaktadır.ESED
Zenb, "bir şeyin kuyruğunu kısalttı" anlamına gelen zenebe'den türetilmiştir. Sadece kasıtlı günahı ifade eden ism'den farklı olarak kasıtlı-kasıtsız hata, noksanlık, dikkatsizlik ve kusurları da kapsar. Yine zenb ile cunâh arasında da fark vardır. Zenb insanın hem Allah'a hem insanlara karşı işlediği suç ve hataları ifade eder. Cunâh ise insanın sadece insanlara karşı işlediklerini ifade eder [Külliyyât ve Müfredat). İstiğfar1 m buradaki karşılığı "kirlenmeden korunma talebi"dir (Râğıb). Bu takdirde günahkarın istiğfarı "af talebi", takva sahibinin istiğfarı "korunma talebi"dir. Burada ve Muhammed 19'da geçen "Günahın için af dile" ifadesi, Hz. Peygamber'in üzerinden mü'min muhatapların peygamber tasavvurunu inşayı amaçlar. Peygamberler risalet görevlerinden dolayı Allah'ın korumasıyla masumdur. Bu ve bunun gibi âyetler, bu masumiyetin nasıl anlaşılması gerektiğini beyan eder. Peygamber tasavvurunda ifratı temsil eden aşırı yüceltmeci Hıristiyânî ve tefriti temsil eden indirgemeci ve aşağılayıcı .Yahudi anlayışları böylece reddedilmiş olur. Kur'an'da beş yerde Hz. Peygamberin insanların arınmasına katkıda bulunması emredilir (94/Bakara: 129, 151; 114/Tevbe: 103; 100/Cuma: 2; ayrıca bkz. Üç Muhammed, s. 362-365). Hz. Peygamber'in bu emri yerine getirdiğine ilişkin haberden, buradaki "hata"yı nasıl anladığını da öğrenmiş oluyoruz: "Ara ara içimde anlık bir gaflet hissettiğim için, günde yüz kez Allah'tan mağfiret dilerim" (Buhârî ve Müslim). Mİ
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder