Mümin 57-59:
- Göklerin ve yerin yaratılması, insanın yaratılmasından daha kapsamlı bir hadisedir. Fakat insanların çoğu bunun bile farkında değillerdir.
Neticede, görenle görmeyen bir olmaz. İman edip, salih amel işleyenle (وَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ), kötülük yapan(الْمُسِيءُ) da bir değildir. Ne kadar az düşünüyor ve ders çıkarıyorsunuz!.
Kıyamet mutlaka gelecektir. Buna hiç şüphe yok, fakat insanların çoğu buna inanmazlar.
(
Bu âyet(57.), pek çok manâlar ihtiva etmektedir.
Meselâ:
• Pek çok insan, öldükten sonra dirilmeyi imkân-sız görür. Oysa, onların yaratılması, diriltil-melerinden asla daha kolay, daha basit bir işdeğildir. Bundan da öte, insanı Yaratan, yaratıl-maları insanın yaratılmasından yine daha basit bir iş olmayan gökleri ve yeri de yaratmıştır ve bir gün onları yıkıp, sonra yeniden kuracaktır. Şu halde, bunları sonsuz kolaylıkta yapan Hz. Allah için hiçbir şey zor olamaz ve O, bütün insanları, hepsi öldükten sonra diriltecek ve yeni bir hayata mazhar edecektir.
• Allah’ın âyetleri karşısında insanın büyük-lenmeye asla hakkı yoktur. Bir defa, insan, Allah karşısında sonsuzca zayıftır ve dolayı-sıyla ona düşen, bu zayıflığını, aczini idrak ile Allah’ın sonsuz kudretine dayanmaktır. Gökler, insandan çok daha kuvvetli, şuurlu ruhanî varlıklarla doludur; yerde ise, insan-dan başka daha pek çok sayıda varlık vardır. Buna ve onca genişliklerine, büyüklüklerine rağmen gökler ve yer, Allah’a isteyerek tes-lim olmuştur, O’na boyun eğmiştir ve hiçbir sapma göstermeden O’nun emirleri istikame-tinde varlıklarını sürdürmektedir.
• Allah (c.c.), insanı yeryüzünde halife kılmış-tır ve onu pek çok istidatlarla donatmıştır. Bu sebeple insan, büyük başarılara imza atabilir. Fakat, onun en büyük başarıları bile, Cenab-ıAllah’ın gökleri, yeri ve içindekileri yaratmasıkarşısında sonsuzca sönük kalır. Dolayısıyla insan, asla başarılarıyla övünmemeli ve bun-lara dayanarak Allah’ın âyetleri karşısında büyüklük taslamamalı, gönülden Allah’a tes-lim olup, hayatını O’nun koyduğu hükümlere göre düzenlemelidir.AÜ
Yani, bir bütün olarak evrenin. Kur’an, insanın evrenin yalnızca küçük ve önemsiz bir parçası olduğu gerçeğini vurgulamak süreriyle, bir önceki ayette işaret edilen insan merkezli dünya görüşünün saçmalığına işaret etmektedir.ESED
Çeviride "kapsamlı" karşılığını verdiğimiz ekber nicelik ifade eder. Bu nedenle "Göklerde ve yerde ne varsa hepsini katından bir lütuf olarak sizin enirinize âmâde kıldı" (85/Câsiye: 13), "Biz insanoğlunu en güzel kıvamda yarattık" (30/Tîn: 4) gibi âyetlerin bu âyetle çelişmesi söz konusu değildir. Nicelik olarak kâinata nisbetle bir nokta kadar bile cirmi olmayan insan, değer açısından kâinatın gözbebeği mesabesindedir (Krş: Elmalıh, Câsiye: 13'ün tefsirinde). Mİ
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder