11 Kasım 2020 Çarşamba

 Mümin 57-59:

  •  Göklerin ve yerin yaratılması, insanın yaratılmasından daha kapsamlı bir hadisedir. Fakat insanların çoğu bunun bile farkında değillerdir.
    Neticede, görenle görmeyen bir olmaz. İman edip, salih amel işleyenle (وَالَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ), kötülük yapan(الْمُسِيءُ) da bir değildir. Ne kadar az düşünüyor ve ders çıkarıyorsunuz!.
    Kıyamet mutlaka gelecektir. Buna hiç şüphe yok, fakat insanların çoğu buna inanmazlar.
    (
    Bu âyet(57.), pek çok manâlar ihtiva etmektedir.
     Meselâ:
    •   Pek çok insan, öldükten sonra dirilmeyi imkân-sız  görür.  Oysa,  onların  yaratılması,  diriltil-melerinden  asla  daha  kolay,  daha  basit  bir  işdeğildir. Bundan da öte, insanı Yaratan, yaratıl-maları insanın yaratılmasından yine daha basit bir iş olmayan gökleri ve yeri de yaratmıştır ve bir gün onları yıkıp, sonra yeniden kuracaktır. Şu halde, bunları sonsuz kolaylıkta yapan Hz. Allah  için  hiçbir  şey  zor  olamaz  ve  O,  bütün  insanları,  hepsi  öldükten  sonra  diriltecek  ve  yeni bir hayata mazhar edecektir.
    •   Allah’ın  âyetleri  karşısında  insanın  büyük-lenmeye  asla  hakkı  yoktur.  Bir  defa,  insan,  Allah karşısında sonsuzca zayıftır ve dolayı-sıyla  ona  düşen,  bu  zayıflığını,  aczini  idrak  ile  Allah’ın  sonsuz  kudretine  dayanmaktır. Gökler,  insandan  çok  daha  kuvvetli,  şuurlu ruhanî  varlıklarla  doludur;  yerde  ise,  insan-dan başka daha pek çok sayıda varlık vardır. Buna  ve  onca  genişliklerine,  büyüklüklerine  rağmen  gökler  ve  yer,  Allah’a  isteyerek  tes-lim olmuştur, O’na boyun eğmiştir ve hiçbir sapma göstermeden O’nun emirleri istikame-tinde varlıklarını sürdürmektedir.
    •   Allah (c.c.), insanı yeryüzünde halife kılmış-tır ve onu pek çok istidatlarla donatmıştır. Bu sebeple insan, büyük başarılara imza atabilir. Fakat, onun en büyük başarıları bile, Cenab-ıAllah’ın gökleri, yeri ve içindekileri yaratmasıkarşısında  sonsuzca  sönük  kalır.  Dolayısıyla insan, asla başarılarıyla övünmemeli ve bun-lara  dayanarak  Allah’ın  âyetleri  karşısında büyüklük taslamamalı, gönülden Allah’a tes-lim olup, hayatını O’nun koyduğu hükümlere göre düzenlemelidir.AÜ

    Yani, bir bütün olarak evrenin.  Kur’an,  insanın evrenin yalnızca küçük ve önem­siz  bir  parçası  olduğu  gerçeğini  vurgulamak  süreriyle,  bir  önceki  ayette  işaret edilen insan merkezli  dünya  görüşünün saçmalığına  işaret  etmektedir.ESED


    Çeviride  "kapsamlı"  karşılığını  verdiğimiz  ekber nicelik  ifade  eder.  Bu  nedenle  "Göklerde  ve yerde ne varsa hepsini katından bir lütuf ola­rak sizin enirinize âmâde kıldı"  (85/Câsiye:  13),  "Biz  insanoğlunu  en  güzel  kıvamda  yarattık"  (30/Tîn:  4) gibi âyetlerin bu âyetle çelişmesi söz konusu değildir. Nicelik olarak kâinata nisbetle bir nokta kadar bile cirmi olmayan insan,  değer  açısından   kâinatın   gözbebeği   mesabesindedir   (Krş: Elmalıh,  Câsiye:  13'ün tefsirinde). Mİ


    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder