22 Kasım 2020 Pazar

 Fussilet 7:

  •  Onlar ki, muhtaca verip, arınma yoluna gitmezler ve ahireti de bütün bütün inkar ederler.
    (
    Allah'ın birliğine inanmak ve insanlara karşılıksız yardımlarda bulunmak,  İslam'ın iki temel buyruğudur.  Bu  itibarla,  bu  iki buyruğa  kasıtlı  şekilde karşı  çıkmak,  in­sanın Allah'a  karşı  sorumluluğunun  ve  sonuçta hayatın öteki dünyada  da  devam edeceğinin inkarı anlamına gelir. (Zekâtın bu bağlamda  “karşılıksız harcama” ola­rak  çevrilmesi  konusunda bkz.  sûre  2,  not 34.  Unutulmamalıdır ki, zekâtın Müs- lümanlar  üzerinde  zorunlu  bir  vergi  yükümlülüğü  şeklinde  anlaşılması  Medine döneminde  başlar,  halbuki bu  sûre Mekke  dönemine  aittir).ESED

    Zımnen:  Bedel  ödemeye  yanaşmazlar,  ama  bedel   ödemişlerin  arınmışlığına   da   konmak   isterler.   Âyetteki  zekât  hakkında  farklı  yo­rumlar  yapılmıştır.  Mali  yükümlülük  olarak  anlayanların yanında  İbn Abbas,  Mücahid gibi otoriteler,  "Lailahe  illallah  diyerek  kalbi  şirk­ten  arındırmak"  olarak  yorumlamışlardır  (Ta­berî  ve  İbn  Atıyye).  Bütün  yorumlara  mesnet  olan metni,  terimin kök anlamını esas alan bu çevirinin  yansıttığı  kanaatindeyiz.   Kur'an'ın   23  yıllık  iniş  sürecinde  bazı  terimler  anlam  yolculuğuna çıkmıştır. Zekât  da bunlardan bi­ridir  ve  müşrikler  için  geçtiği  bu  bağlamda  Medenî  âyetlerdeki  gibi  "nisabı  olan  mali  bir  vecibe"  değil  "helâl  kazanç ve paylaşma"  mâ­nasına  gelir. Mİ

    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder