Fussilet 26-27:
- Hakikatı inkar edenler : ' Şu Kuranı dinlemeyin ve onun hakkında saçma sapan şeyler söyleyin(وَالْغَوْا فِيهِ) ki gücünü alt edebilesiniz!(لَعَلَّكُمْ تَغْلِبُونَ)' diyorlar. Fakat şu kesin ki, o hakikatı inkar edenleri yaptıklarının en kötüsüyle azabın en şiddetlisine çarptıracağız.
(
ل غ و -> Muheet says it could have been derived from the Greek word ‘logos’ which means sentence or word {M}.
Raghib says “ لَغْوٌ ” (laghwu) is the speech which comes out thoughtlessly.
Khaleel says that “ لَغْوٌ ” (laghwu) is a speech that comes out without thought {T}.
The above examples make the meanings of “ لَغْوٌ ” (laghu) clear, that is, useless or improper things, or talk that is not befitting a gentleman, or meaningless talk, or only sounds with no real meaning, or talk which is thoughtlessly indulged in, or work which does not produce any result. In a society of the momineen, no such thing will be found.LOQ
Bu, Kur’an'ı Muhammed'in (sav) kendi -kişisel ve politik- amaçları için “uydurduğu bir kitap, eski kutsal metinlerden bir “yanlış anlaşılmış alıntılar” serisi, bir “halüsinasyon/vehim” ürünü vb. olarak tanımlamak sûretiyle onu değersiz kılmayı amaçlayan çabalara bir işarettir. Bütün bu çabalar, Kur’an mesajına karşı çıkanların Kur’an'ın gücünü içgüdüsel olarak hissettiklerini ve aynı zamanda Kur’an'm kendi çıkarcı, materyalist hayat görüşlerini tehlikeye soktuğu ve bu nedenle ona karşı çıkılması gerektiği düşüncesinde olduklarını gösterir. Bu, 28. ayetin sonundaki, onlarm Allah'ın mesajlarım “bilerek reddettikleri” ifadesini de açıklamaktadır.ESED
)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder