30 Kasım 2020 Pazartesi

 Fussilet 26-27:

  •  Hakikatı inkar edenler : ' Şu Kuranı dinlemeyin ve onun hakkında saçma sapan şeyler söyleyin(وَالْغَوْا فِيهِ)  ki gücünü alt edebilesiniz!(لَعَلَّكُمْ تَغْلِبُونَ)' diyorlar. Fakat şu kesin ki, o hakikatı inkar edenleri yaptıklarının en kötüsüyle azabın en şiddetlisine çarptıracağız.
    (
     ل غ و -> Muheet says it could have been derived from the Greek word ‘logos’ which means sentence or word {M}.
    Raghib says “ لَغْوٌ ” (laghwu) is the speech which comes out thoughtlessly.
    Khaleel says that “ لَغْوٌ ” (laghwu) is a speech that comes out without thought {T}.
    The above examples make the meanings of “ لَغْوٌ ” (laghu) clear, that is, useless or improper things, or talk that is not befitting a gentleman, or meaningless talk, or only sounds with no real meaning, or talk which is thoughtlessly indulged in, or work which does not produce any result. In a society of the momineen, no such thing will be found.LOQ

    Bu,  Kur’an'ı  Muhammed'in  (sav)  kendi  -kişisel  ve  politik-  amaçları  için  “uydur­duğu bir kitap,  eski kutsal  metinlerden bir “yanlış anlaşılmış alıntılar”  serisi,  bir “halüsinasyon/vehim”  ürünü  vb.  olarak  tanımlamak  sûretiyle  onu  değersiz  kıl­mayı  amaçlayan  çabalara  bir  işarettir.  Bütün  bu  çabalar,  Kur’an  mesajına  karşı çıkanların  Kur’an'ın  gücünü  içgüdüsel  olarak  hissettiklerini  ve  aynı  zamanda Kur’an'm kendi çıkarcı,  materyalist hayat görüşlerini tehlikeye soktuğu ve bu ne­denle  ona  karşı  çıkılması  gerektiği  düşüncesinde  olduklarını  gösterir.  Bu,  28. ayetin  sonundaki,  onlarm Allah'ın mesajlarım “bilerek reddettikleri”  ifadesini  de açıklamaktadır.ESED


    )

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder